Berkhan Lisedeyken okula belediye otobusuyle gidip gelirdim, gunde 2.5-3 saat yolda gecerdi. O zamanlar ne internet var, ne de dijital ses formatlari. Bilgisayar anca iki ebeveyni de ozel sektorde iyi firmalarda calisan sansli arkadaslarda olurdu. CDler piyasada ama orijinal cd’ler cok pahali, yanina yaklasilmasi imkansiz. Kasetler de yabanci ise, orijinali ogrencinin alabilecegi fiyatlarda degildi, hem de cok az secenek olurdu. Bir diger sikinti ise, ilgilendigim muzik icin gruplar hakkinda bir iki underground fanzin disinda bilgi alabilecegim, yeni gruplari ogrenebilecegim kaynak yoktu. Tek care kasetleri alip deneyerek yeni muzikleri kesfetmekti.
Izmir’de imdadimiza yetisen 2 yer vardi, biri yurtdisindan getirdigi cd’leri vitrine asardi, kapagini begendigim gruplar icin cekme kaset siparis verir, 2-3 gun sonra kasetleri alirdim. Digeri ise okulun yakinlarinda bulunan, her daim hazir cekme kasetleri olan bir sokak standiydi. Fanzinlerde gordugum gruplari gorursem, oradan alirdim kasetleri. Sahibi de cok iyi bir adamdi, begendigimi soyledigim gruplara gore yeni gruplar onerirdi. Ta o zamanda musteri sadakati programi vardi, bir deftere musterilerinin adini yazar, aldigimiz her kaset icin adimizin yanina bir carpi atardi. Carpilar 5 oldu mu 1 kaset hediye ederdi.
1 haftalik ogrenci harcligim 1 cekme kaset ediyordu. 1 ogrenim yilinda 25-30 kaset alabiliyordum, yaz tatilinde okulun yakinlarina dolasiyla standa gitmedigim icin almak mumkun olmuyordu. Yani arsiv kisitliligi buyuk sorundu. Ayrica muzikcalar olarak walkman kullandigim icin sabah o gunun kasedini secer, walkman’e takar, yolda, teneffuslerde, ogle tatilinde ayni kasedi aksama eve gelene kadar 4-5 kere cevirmis olurdum. Zaten walkmen 2 kalem pil ile anca 3-4 saat calardi. Pil parasiyla basa cikmak mumkun olmadigi icin sarjli kalem pil alip, her aksam sarja koyardim pilleri. Kasette sevmedigim sarki varsa kasedi cikartir, kalem takip cevirerek ileri sarardim, walkmande ileri geri sararken pil cok giderdi, calma zamani kisalirdi.
Kisitli butceyle begendigim bir grubun diskografini dizmek demek, daha once dinlemedigim gruplarin kasetlerini alarak kesfedebilecegim baska muziklerden feragat etmek demek oldugu icin, bir grubun 2-3 albumunden fazlasina da sahip olamiyordum.
Anca universiteye geldigimde, hatta universitede ikinci yilima denk gelen zamanlarda 56k internet evlere gelir gibi oldu ve mp3 ile tanistim. O zaman bile 56k modem ile 1 sarki indirmek 15 dakika surerdi. Full album indirmek hayaldi. Bu donemde yavastan memlekette korsan cd isi yayginlasmaya baslayinca bu cd’cilerde abuk subuk mp3 toplamlari olurdu, birbiriyle tamamen alakasiz muzikler 1 cd’de gelirdi. Orhan Gencebay’in yaninda Pure Norwegian Black Metal gorurduk 🙂
Internette ADSL yayginlasinda, arsiv ozgurlugune ancak kavustuk. Once anlattigim yokluk sonucu bildigim butun gruplarin diskografilerini toplamaya basladim. Ayrica internette onlarca sitede yeni album kritikleri, muzik haberler derken, bir cok yeni grupla tanisma imkanina erisip onlarin da muziklerini toparladim ve su anda 1 tb civari mp3, 1 tb civari hd kayit arsivim var, buyumeye de devam ediyor. Bunlar arasinda duzenli dinledigin 200-250 album vardir ama ben de arsivimi sigdirdigim kadariyla cihazlarin ustunde tutmaktan hoslaniyorum. Kafa ustu sistemimde kullandigim Gustard H20′yi almaya karar vermemdeki en buyuk etmen 3 girisli olmasiydi. Iki balanced girise Pono ve AK240′i balanced olarak, 1 single ended girise ise Chord Mojo’yu baglayabiliyordum ve sd kartlarla ile birlikte neredeyese butun arsivim, kart tak cikar, kablo tak cikar, DAP’i bilgisayara bagla muzik at etc gerektirmeden, sadece Gustard uzerindeki kaynak secme switch’i ile elimin altinda erisilebilir durumda bulunuyor.
Aslinda masaustune iyi bir DAC alip, bilgisayara uzerinden tum arsivi calmak en kolay cozum ama bu da DAPlar ile bir mukerrerlik yaratiyor, bu nedenle o yola gitmiyorum. DAPlarin bir kismi zaten cok az kullaniliyor, masautune bir de dedicated DAC koyarsam iyice bosa cikacaklar diye bu sekilde devam ediyorum. Stream daha kolay bir cozum ama benim gibi internetsizligin ne demek oldugunu bilen nesil icin, muzigin her daim erisilebilir sekilde arsivde olmasi bir gereksinim. Internet patlarsa acikta kalmayalim, o muzikler hdd’de yedekli duracak aga 🙂
Uzun bir yazi oldu ama 2 WM1Z alan arkadas benim jenerasyondansa mazur gormek lazim, gencligimizde cektigimiz sikintilar nedeniyla bazi takintilarimiz olabiliyor bizim 🙂