Merhabalar,
Pioneer’in “bass exciter 2” etiketi ile düşük frekanslar için geliştirdiği eşsiz bir sürücüye sahip olan SE-CX7 model kulak içi kulaklığını incelemeye çalışacağım. Bass Exciter serisinin bir çok modelini deneme fırsatım oldu. Pioneer’ın iddia ettiği üzere CX7 modeli ile neleri farklı yapmış? İnceleyerek görelim.
Not: Herhangi bir eğitime sahip olmadan, kişisel meraklarım doğrultusunda hobiye dönüşen bu kültürde; sahip olduğum deneyimlerimi ifade etmekte kullandığım cümleler, okuduğum inceleme yorumlarının etkisinde ve terminolojik yetersizliğimin gölgesinde olabilir. Bende bir şeyler paylaşmak, faydalı olmak istiyorum. Ayrıca keyifli gibi sanki?
CX7 Hakkında
Pioneer CX7, 9,4mm Dinamik sürücünün yanında düşük frekansları titreşimli olarak sunan ve hakkında sadece “bass exciter” etiketinden fazlasını bilmediğimiz bir sürücü kombinasyonundan oluşmaktadır.

Sürücü, titreşimini bir çeşit hile ile ürettiğini düşünsem de, bu konuda işini oldukça iyi yaptığını belirtmek gerekir. 9mm dinamik sürücü ise, 28ohm empedansı ile kolay sürülebileceği düşünülse de bas sürücüsünü harekete geçirebilmek için oldukça fazla güç gereksinimine ihtiyaç duymaktadır. Eğer ki kulaklığı sadece bir cep telefonu ile kullanmayı düşünüyorsanız basların bütün büyüleyici etkisinden mahrum kalacağınızı bilmeniz gerekir. Bu tercih ile elde edeceğiniz tek şey; düşük performanslı bir dinamik sürücüden fazlası olmayacaktır.
Tasarım, Yapı Kalitesi ve Fit
Toplamda 11gram ağırlığı olan kulaklık, alüminyum ve plastik materyallerinin kullanıldığı bir gövdeye sahip. Ağırlığını kulağınızda hissettirirken, doğru silikon uçları tercih etmezseniz sabit tutmakta zorlanabilirsiniz. Spor gibi aktif kullanım alanları için oldukça hantal bir yapıya sahip olan kulaklık, kitapçığında çıkarılabilir ibaresi barındırmasına rağmen bir türlü çıkarmayı beceremediğim, mikrofon ve uzaktan kontrol ünitesine sahip kablosu cılız bir görüntü veriyor. 3,5mm konektör ile sonlandırılan kablonun verdiği ucuz izlenim için, karışma problemi yaşatmaması ile durumu biraz kurtardığı düşünülebilir. Kasanın ciddi bir bölümü kulağınızın dışına taşması ve uzun kullanımda ağrıya sebep olması da belirtilmesi gereken sorunsallardan bazıları diyebiliriz.

Kişisel olarak kulaklığı kulağıma oturtmakta ciddi zorlandığımı ve ses kaybı yaşanmaması için kulağımda sürekli ince ayar yapma ihtiyacı hissettiğimi belirtmem gerekiyor. Olası ses kaybı, kulaklığın en “eğlenceli” olduğu düşük frekansların kanayan bir sunum ile sonuçlanmasının yanı sıra, sunumun derinliğinin de tamamen kaybetmesine sebep olduğu düşünüldüğünde, hantal gövdenin sebep olduğu “-ne zaman düşecek?” endişesi; elinizi ara sıra kulağınıza götürmenize sebebiyet verebiliyor.
Kulaklık bir taşıma çantası ve 4 çift silikon ile geliyor, taşıma çantası oldukça sıradan, silikon uçlarını ise takmak veya çıkarmak istediğinizde biraz zorlayabilir.
Ses Performansı
Müzikal bir sunum beklentisinin yerine eğlencenin hâkim olduğu şekilde sunum sergileyen CX7, ses karakteri olarak tam V/Basshead olarak tanımlanabilir. 4 Hz - 30000 Hz frekans tepkisi beklentilerinizi yükseltmesin; düşük frekansların dışında kalan her şeyi üretmekle görevli olan 9,4mm Dinamik sürücünün yetenekli olduğunu söylemek oldukça zor. Pioneer bu yahu! Hayır… CX serisi, bas için birçok şeyi feda ederek müzikal sunumdan fazlasıyla ödün veren bir genel sunuma sahip olduğu açıktır.
Kişisel olarak dinlediğim 10 şarkıdan 7 si rap türü iken genelde tercihen bariton/bas bariton erkek vokaller, ilgili vokallerin dokuları ve düşük ortalarının sahip olduğu dokular keyif aldığım öncelikli detaylardır. Kulaklıkta görüntülemenin oldukça dar olmasının yanı sıra tutarsızlık/kararsızlık büyük bir problem olduğu söylenebilir. Sahnenin biraz kalabalıklaştığı anlarda işlerin ciddi anlamda farklılaştığını fark etmek oldukça kolay. Enstrüman veya herhangi bir animasyonun görece fazla olduğu orta menzilde, vokal için zaten sınırlı üretilebilen doku ve dolgunluk kayıpları, sibilansın kol gezdiği her şey! Bu kulaklıkta şeffaflıktan bahsetmenin oldukça zor olduğu da kanımca bilinmelidir. Enstrümanların her halükarda karışmaya meyilli olan, genel olarak sıcak, kalın ve perdeli bir sunuma sahiptir.

Mid
Popüler modellerden biri olan Fiio FH7 gibi kulaklıktan bariton/bas bariton erkek vokallere yönelik dolgunluk eksikliğini fark ettiğim gibi hemen uzaklaşmak isteyecek kadar önemsediğim bir detay; eksiksiz bir erkek vokal sunumu! gövdeli/etli olmasını fazla önemserken, dokudaki kılcal sesleri duymak istiyorum ve bu kulaklıkta gömülü orta menzilde can çekişir halde olduğunu görüyorum. Kadın vokaller erkeklere oranla daha temiz bir sunumu olsa da genel olarak bir tık perdeliler. Bazen, “-haydi olacak!” Gibi hissettirse de, hayır! 9,4mm sürücü, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da pek yetenekli sayılmaz.
Midler perdeli ve perdeliler, kalabalık sahnede asi çocuk gibi her şeye karışmaya meyili olan, gömülü halinden kurtarmak için Dinamik sürücü tarafından kabartılmaya çalışılırken metalik sesler çıkarıyorlar ve bunu yaparken sıcaklar. Daha az kalabalık olan orta menzillerin dışında bazen konsantre olmak bile sizi midlere ulaşabilmeniz için yeterli olmayabilir. Genel olarak ne söylenebilir ki? Varlar ama, zorlar.
Tiz
Açıkçası yüksek frekanslar benim zayıf noktam. Yapılan yorumlarda kullanılan terimleri kişisel deneyimlerim ile pekiştirebilmek için yardım almam gereken bir konu olduğunu düşünüyorum ki bu konuda kendimi yetersiz görüyorum. Kulaklık için söyleyebileceğim; kalabalık sahnelerde alt bas gürlüyorsa, tizler de bu gürlemenin etkisinde biraz gömülebiliyorken, genel olarak V karakterli kulaklıklara nazaran çok parlak ve delici olmamakla birlikte yerli yerinde duruyorlar. İnce bir duyum alıyorum ve hiç yorucu değiller.
Dinamik sürücünün tutarsız/kararsız sunumu açıkçası beni olasılıksal bir yorum yapmaya yöneltiyor ki, sahne kalabalıklaştıkça, bas hariç diğer her şeyin eli ayağına dolanıyor gibi tepki verebiliyorlar. Pioneer, baslarda biraz daha ödün verdiği CX9 modelinde ise Armatür sürücüsünün sunduğu imkânlar kapsamında daha temiz bir sunuma sahip olduğunu söyleyebilirim.
Bas
Müzikal mi? Yoksa eğlenceli mi? Kesinlikle eğlenceli! Eğer siz de benim gibi 38cm 1000w’lık bir JBL subwoofer’a sahip müzik sisteminin ürettiği titreşimi seviyorsanız, aynı performansınızı kulağınıza getirdiğine emin olabilirsiniz. Eşsiz bir deneyim! Düşük frekansların genel sunumu için hantal olduklarını söylemek de oldukça kolaydır. Orta basların dokusunda çok iddialı diyemem, ama yumruk atıyor ve sözü alt baslara bırakıyorlar. Her şeyi yok etmek istermiş gibi gürleyen alt baslar, sürücünün bir şekilde hile ile ürettiğini düşünsem de başarılı bulduğum titreşimlerin etkisiyle harika bir derinlik yarattığını söyleyebilirim.
Kulağınız ve beyninizin içinde titrerken hava üretmekte de gayet başarılılar. Bu konuda tek eksik gördüğüm, genel görüntülemenin etkisi ile doğru orantılı, üretilen havanın biraz dar olduğu/ferah olmadığı hissiyatı var ve bu her CX modelinde karşılaştığım bir eksikliktir. Düşük frekansların sahip olduğu katmanlar arası geçişleri fark edebilmeniz için ise odaklanma ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Bu aslında her zamanki CX serisi performansından hiç farklı gelmedi ve açıkçası firma, bası geliştirdiklerini söylerken ne yaptıklarını fark edemedim. En eski modelleri dâhil aynı performansı sunduğunu düşünüyorum. Firmanın düşük frekansların sahip olduğu genel sunuma yönelik iyileştirmeyi “bass exciter 2” etiketi üzerinden geliştirdiğini söylese de, geliştirmeler hakkında detay vermemesi de kötü duruyor.

Sonuç
Eğlenceliler! Amfi olmadan gürlemek istemeyen bu alet, uzun dinlemeler için iyi bir arkadaş olmayacak kadar yorucu. Analitik bir kaynak ile işler daha çok yoluna girer diye düşünsem de, bu alet fikrimi tamamen ortadan kalkmasında sebep olacak kadar kötü bir performansla; kalın tını ve sıcak kaynaklar ile sahip olduğu karanlık havayı daha iyi pekiştirerek, parlak kaynağa kıyasla daha az yorucu bir sunuma sahip oluyor. Müzikal sunumun birçok detayı da hiçe saydığı ayrıca bilinmeli.
Kulaklığın bas kafalar için eşsiz bir deneyim olacağı kesin! Çok yönlü hafif V karakterli kulaklıklar benim her zaman tercihen önceliğim olmuştur. Arada bir, belki de rastgele şarkı listelerinde gezinirken karşılaştığınız bazı şarkılar vardır ki, kulaklığın “Pioneer’ı getirin bana” dedirttirecek bir lezzet bıraktığını da çok rahat söyleyebilirim. Şuan satış fiyatının karşılığı olan değere sahip olduğunu söyleyemesem de, müziğin birçok rengini seviyorsanız, ilk tercihiniz olmasa da, sahip olmak isteyebileceğiniz türden bir kulaklık olduğunu düşünüyorum.