
Herkese merhaba arkadaşlar. Bu incelemede Astell & Kern’nin son dönemde eski tip tasarım anlayışına dönüşünün bir ürünü olan Astell & Kern SA700 ile birlikteyiz.
Ön not: Astell & Kern SA700 tarafıma hifilife/Bircom aracılığıyla gönderilmiştir. Bu işbirliği için kendilerine teşekkür ederiz. Cihaz inceleme sonrasında hifilife’a geri verilecektir.
Astell & Kern Hakkında
DAP dünyasında akla gelen ilk firmalardan olan Astell & Kern, ilk çıkışını AK100 modeli ile gerçekleştirmişti. AK100 oldukça ufak boyutlara sahipti ve kendine has tasarımı ve ses kalitesi ile odyofil kitlenin sevdiği bir ürün halini aldı. AK100’ün RWAK100 versiyonunu yıllar önce dinleme şansım olmuştu.
Daha sonrasında AK120 modeli boy gösterdi. Aslında AK120, şu anda bu yazının konusu olan SA700 modelinin tasarımına öncülük eden, A&K’nin iyiden iyiye odyofil pazarda kendini kanıtlamaya başladığı bir müzik çalardı. Orijinal tasarımı, aynı bugünkü SA700’ü andıran ses potu, sıcak ve kaliteli ses sunumu ve dönem için önemli bir yenilik olan çift DAC devre tasarımı mevcuttu cihazda. AK120’yi de yine yıllar evvel dinlemiştim ve sesini oldukça beğendiğimi hatırlıyorum.

Sonrasında malum AK240 ortaya çıktı ve DAP dünyasında rekabet kızışmaya, fiyatlar da yükselmeye devam etti. Yine de AK240, benim en çok beğendiğim Astell & Kern tasarımıdır. Kompakt, nispeten hafif ve tek elle kontrolü çok kolay bir cihazdı. AK380 piyasaya çıktığında ise pazardaki rekabet iyice yükselmişti ve Lotoo Paw Gold gibi cihazlar saf ses kalitesi bakımından artık A&K’nin rakipsiz olmadığını kanıtlıyordu.
Arada kanımca başarısız modeler olan AK100ii ve AK120ii modelleri çıksa da, firma A&Ultima adı altında SP1000 modelini çıkararak zirveye dönüş yaptı. SP1000, ses kalitesi bakımından bir referans noktasıydı. Şu anda güncel versiyonu olan ve SP1000’in bile üstüne koymuş olan SP2000 ise bana göre piyasadaki en iyi ses kalitesine sahip 3-4 cihazdan biri.
Orta ve alt seviyelerde de cihaz üretmeye devam eden A&K, bunların bazılarında başarılı, bazılarında ise başarısız oldu. Firmanın fiyat politikası ise sürekli eleştiri konusu olmaya günümüzde de devam etmektedir. Lakin reddedilemez bir nokta şudur ki, eğer konu saf ses kalitesiyse, A&K zirvede yer alan tüm firmalarla boy ölçüşebilen ve kendine ait bir kullanıcı kitlesi yaratmayı başarmış bir marka.
SA700 Hakkında
SA700 ilk tanıtıldığında tasarım dili olarak çok hoşuma giden bir çizgiye sahipti. Açıkçası ekran ölçüleri 5 inç üzerine çıkmakta olan DAP’ları çok sevmeyen biri olarak bu eski tasarım çizgisine dönmeleri beni mutlu etmişti. Siyah renkli versiyonu AK120’yi oldukça andıran cihaz sade, kompakt ve hoş bir tasarıma sahip diyebilirim. Zaten A&K bu cihazda “retro design” sloganını kullandı.
Tasarımın haricinde bir kez daha custom Android arayüzü, WiFi, Bluetooth, çift AK4492ECB DAC çipi, piyasadaki tüm dosya formatlarını çözebilme ve Native DSD (256), PMEQ, paslanmaz çelik şasi gibi özellikler mevcut. SA700’ün kendine has bir özelliği ise volume tekerleğinde yer alan LED ışık. Bu tip bir LED’i daha önce FiiO kullanmaya başlamıştı. Normalde FiiO A&K’yi kopyalayan bir firma iken, bu kez A&K FiiO’dan bir özellik devşirmiş ki bunu ilk kez görüyoruz. Bu LED ışık oynatılan dosya tipine veya ses seviyesine göre farklı renklerde yanıyor ve istenirse tamamen kapatılabiliyor.

Paket
Kutu içeriği klasik bir A&K tasarımı diyebiliriz. Bir akıllı telefon kutusuna yakın boyutlarda olan kutuyu açtığınızda cihaz dikey bir biçimde sizi karşılıyor. İç kısımda bir başka karton kutu içerisinde ise aksesuarlar yer alıyor. Aksesuarlar bir adet data/şarj kablosu (Type C) ve çeşitli ekran/gövde koruyucu jelatinlerden oluşuyor.
A&K bu modelde kutu içerisine kılıf koymamış. Kılıf için ekstra 164 $ ödemek gerekiyor. Kısacası kılıf ayrı satılıyor. Bana sorarsanız cihazın kılıfa ihtiyacı yok zira SP2000 kadar radikal derecede köşeli ve açılı bir tasarıma sahip değil. Ayrıca kutudan çıkan jelatinlerle cihazı çiziklerden korumanız da oldukça kolay. Fakat böyle bir premium cihazın kutusunda kılıf olmaması bana göre yine de bir eksiklik. Gel gelelim bu ilk değil. Sony WM1 serisinde veya Lotoo Paw Gold’da da kılıf çıkmıyordu. Açıkçası bu kadar premimum DAP’lar satan firmaların kutuya bir kılıf koymaları önem arz ediyor.
Bunun haricinde paket hem kalite hem de sunum olarak çok başarılı ve premium bir cihazın havasını hissettiriyor. Özellikle de SA700’ün dikey bir biçimde size karşılaması hoş bir detay.
Fiyat
SA700 1299 $ fiyat etiketiyle satılıyor. Artık orta seviye müzik çalarların bu fiyat seviyesinden piyasaya çıktığını birkaç senedir görmekteyiz. Sony WM1A, A&K KANN Cube ve yeni çıkan KANN Alpha, iBasso DX220, Sony ZX-507 gibi cihazlar genel olarak 1000$ civarlarında satılıyorlar. FiiO M11 Pro gibi fiyatı bir nebze aşağı çeken cihazlar da yok değil.
Fakat gerçek şu ki bırakın üst seviyeyi, orta seviye iyi bir müzik çalar artık 750 ila 1300$ arasında değişiyor.
SA700 bu fiyatı eder mi ya da karşılığını veriyor mu? Kritik soru elbette bu. Ancak sorunun yanıtı elbette kullanıcıya ve kullanacağı kulaklıklara da bağlı. Piyasaya baktığımızda cihazın fiyatı orta seviye cihazların bir tık üstünde kalmış durumda ki A&K her zaman bu fiyat politikasını uyguluyor diyebiliriz. Eleştirilen kısım da genellikle bu oluyor.

A&K ise sağladığı yapı kalitesi, sorunsuz ve kullanıcı dostu arayüz, stream desteği ve elbette ses kalitesi gibi özellikleriyle kullanıcılardan premium fiyat talep etmeyi sürdürecektir. Bana göre stream konusunda bazı cihazlarda ortaya çıkan dipses ve arayüz problemlerinden arındırılmış A&K müzik çalarları bu cihazlardan bir tık yukarıda bir fiyatı hak ediyorlar.
Fakat dürüst fikrimi soracak olursanız, cihazın net 1000$ etiketle piyasada yer alması epey bir deprem etkisi yaratırdı. Bu durumda elbette giriş seviyesinde konumlanan SR25’in satışları baltanabilirdi fakat bunu pek muhtemel görmüyorum. En kötü ihtimalle onun da fiyatından 100$ kırpılabilirdi.
Yine de iyi bir müzik çaların pahalı olduğu gerçeği hiçbir marka için değişmiyor. Peki SA700 ne kadar iyi? Hep birlikte bakalım.
Tasarım
Tasarım noktasında bahsettiğim gibi Astell & Kern SA700 adeta AK120’nin 2020 versiyonu olmuş. Cihaz çok basit ve net bir tasarıma sahip. Özellikle boyut bakımından ele çok iyi oturan bir tasarım ortaya çıkmış. Sürekli olarak kullandığım SP2000’den sonra bu cihazı tutmak oldukça rahatlatıcı bir deneyim, zira SP2000’I tek elle kullanmak pek kolay olmuyor.
Göze hitap etmesi bakımından da SA700 çok başarılı olmuş. Dediğim gibi bence bu cihazın bir kılıfa da ihtiyacı yok. Kılıf kullanmayı hiç sevmiyor olmamın bu yorumumda etkisi büyük olabilir fakat SP2000 gibi bir cihazın yanında bu cihazı kılıfsız kullanmak çok daha kolay.
Yapı Kalitesi
Astell & Kern SA700 paslanmaz çelik bir şasiye sahip. Kompakt boyutlarına rağmen elinize aldığınızda cihazın oldukça hissedilir bir ağırlığı var. Tek elde çok rahat durmasının yanında bu ağırlık hissiyatı ile birlikte cihaz size premium deneyimi çok net şekilde hissettiriyor.

Ses tekerleği, aynı AK120 gibi tasarlanmasının yanında çok da sağlam duruyor. Geçmişte bazı modellerde ses potu soru işaretleri oluşturduysa da günümüzde bu problemler giderilmiş durumda gibi. Potun etrafı çok sağlam ve korunaklı tutulmuş. Genel olarak yapı kalitesinde hiçbir eksiklik ya da eleştirilebilecek nokta bulamadım.
Çok güzel bir detay da MicroSD kart girişinin sürgü tarzı bir kapakla kapatılmış olması. Bu bölümün açık kalması hem cihazın tasarımsal bütünlüğünü bozuyor, hem de içeride toz birikmesine sebep olabiliyor. A&K bu bölgeye bir sürgülü kapak koyarak bu kısmı korumaya almış ve tasarımı da çok güzel korumuş. Açıkçası çok hoşuma giden bir detay oldu.
Deneyim – Arayüz
A&K DAP’lara baktığımızda her zaman göze çarpan nokta iyi bir kullanıcı deneyimi yaşatmaları olmuştur. Örneğin Android işletim sistemini cihazlarına entegre etme noktasında çok titiz davranan firmanın, stream servislerini cihazlarına yerleştirmeleri uzun bir zaman almıştı. Bu noktada, neden bu kadar uzun sürdüğü pek çokları tarafından sorgulansa da, yüksek ihtimalle sorunsuz bir kullanıcı deneyimi sunmak birincil kıstas olduğu için mevzu ince elenip sık dokunmuştu.
Bugüne kadar pek çok A&K müzik çalar deneyimledim. Yukarıda firmanın tarihçesinden biraz bahsettiğim üzere, AK100’den başlayıp SP2000’e gelinceye kadar tecrübe etmediğim bir A&K cihazı neredeyse olmadı diyebilirim. İlk AK100 ve 120 serilerinde belirgin bir işlemci yavaşlığı olsa da, o dönem açıkçası tüm cihazlar o şekilde çalışıyordu diyebiliriz.
Fakat sonrasında hem arayüz, hem işletim sistemi, hem de genel kullanım anlamında üzmeyen cihazlar piyasaya sürdü A&K. Bu yıllar içerisinde tek sıkıntılı nokta ses potunda zamanla yıpranma sonucu meydana gelen potansiyometre sorunuydu ki bu sorun takip ettiğim kadarıyla günümüz cihazlarında yaşanmıyor.

SP2000’den sonra ekran biraz ufak gelse de 3-5 dk. içerisinde alışılıyor. Dediğim gibi cihazın boyutları optimum olmuş ve tek elle kullanım çok rahat. A&K’nin kendine has çizgilerini korumak adına ürettiği bol açılı ve keskin hatlara sahip tasarımlar elbette çok hoş görünüyor. Fakat bu cihaz daha düz ve sade bir tasarıma sahip ve bu durum genel kullanımı olumlu yönde etkilemiş. Açık konuşmak gerekirse SP2000 yerine elimde bu cihaz olsaydı gün içerisinde müzik dinleme sürem artar mıydı acaba diye düşünmedim değil.
Bunların dışında günümüz müzik çalarların sorunsuz bir streaming kullanımı sağlaması çok önemli. Bu konuda maalesef halen mükemmel düzeye ulaşılamadı. Zira denkleme ne kadar çok özellik koyarsanız ses ve batarya gibi diğer unsurlar o kadar kötü etkileniyor. Burada iyi bir denge sağlamak çok önemli. Örneğin Dethonray DTR1 saf sese bakıldığında piyasadaki en iyi cihazlardan bir tanesi. Sesini SP1000 ile kıyasladığımı belirteyim. Fakat cihazda içine atılan dosyaları çalmak haricinde hiçbir özellik yok. Bu sebeple iyi bir işlemciye, RAM’e veya bununla bağlantılı pek çok şeye ihtiyaç olmadığından, sadece en verimli ve gürültüsü en az olacak devre tasarımına odaklanılabiliyor.
A&K ise böyle bir lükse sahip değil. Buna karşın, takdir ettiğim kısım cihazın tatmin edici kullanıcı deneyimi. Pürüzsüz ve bug olmaksızın her türlü işlevi kullanabilmek güzel ve streaming servislerinde herhangi bir dipses, şarkı çalmaması vb. daha önce başka DAP’larda yaşadığım durumlar günümüz A&K cihazlarında yaşanmıyor. Bu açıdan A&K diğerlerinden bir nebze farklı bir yerde konumlanmış oluyor. Kısacası firmanın Android entegrasyonu çok başarılı.
Fakat belirtmek lazım ki streaming konusunda elinizdeki akıllı telefonun vereceği performansı beklemeyin. Bu tip ses odaklı cihazlarda çok güçlü mobil işlemciler görmek pek mümkün değil. Mümkün olmayışının sebebi de genel devre yapısını etkileyerek sesi kötü yönde etkiliyor olmaları. Genel olarak orta veya orta – düşük seviye işlemciler tercih ediliyor. Bu konuda hiçbir DAP zaten akıllı telefonlar kadar hızlı olamıyor ancak yine de bilinmesi açısından bir paragraf açmak istedim.

Ses Kalitesi
Gelelim en önemli kısma. Bir HiFi DAP için yukarıda söylediklerimin tamamı, eğer iyi bir ses kalitesi yoksa hiçbir anlam ifade etmiyor. A&K SA700 tasarım, arayüz, genel kullanım ve malzeme kalitesi bakımından çok tatmin edici olmasına karşın, yüksek fiyatının karşılığını veren bir sese sahip olmak zorunda.
SA700, dayandırıldığı AK120 modeli gibi sıcak bir sesle kullanıcıyı karşılıyor. Oldukça müzikal bir sunuma sahip olan cihazın teknik performansı da gerçekten tatmin edici düzeyde. Genel sunum oldukça dengeli, tutarlı ve kontrollü olmuş. Genel olarak cihazın ses performansını başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
Bas
Alt frekansların sunumu bir tık sıcak tarafta yer alırken mid-bas kontrolü ve sub-bas miktarı oldukça iyi ve yerinde kotarılmış. Mid-basın tanımlanması oldukça iyi ve belirgin olmuş. Bu da cihazın genel sıcaklığı için alt-mid ve üst-bas kısmında gereken gövdeyi sağlamış durumda.
Basın kontrolü oldukça iyi ve dokusu da yerinde. Bas çözünürlüğü orta seviye bir DAP’a yakışır seviyede iyiyken aynı zamanda basın genel olarak mid bölgesine karışmadığını da söyleyebilirim. Bununla birlikte bas miktarı referansın biraz üzerinde ve genel olarak bası yoğun kulaklıklarla fazla sıcak kaçabilecek bir yapısı var.
Atak ve PRaT konusunda SA700 bana göre başarılı bir performans gösteriyor ve basın sönümlenmesi hissedilir ölçüde güzel. Hız ve toparlanma da iyi seviyede. Elbette duyduklarımın en iyisi değil bu noktada. Özellikle SP2000 ile direk kıyaslandığında bu konuda geride kalıyor fakat kendi sunumu içerisinde oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak cihazın gövdeli sunumunun temelini oluşturan bas bölümü böylesine bir sunum için çok güzel olmuş.
Mid
Midlerin tonlaması gayet yerinde ve özellikle enstrumantal açıdan cihazın sesi yeniden üretme performansı çok başarılı. Tını şahsen benim için çok önemli bir konu ve özellikle caz müzikte ekstra önem kazanıyor. Bunun yanında bas kısmında da bahsettiğim üzere cihazın mid kısımdaki gövdesi gitar tonları için harika bir iş yapıyor. Ben şahsen Klasik Rock ve türevlerinde çok keyif aldığımı söyleyebilirim. Bu konuda sadece sunum açısından bakarsam SP2000’e dahi tercih edilebilir bir yapıda.

Mid çözünürlüğü fiyatı ölçüsünde başarılı diyebilirim. Transparanlık da aynı düzeyde başarılı olmuş. Bu kısım Hi-End müzik çalarlara göre bir nebze daha yakından sesleniyor olsa da, tonlama, gövde ve çözünürlük başarılı olduğu için fiyatı ölçütünde bunu eleştirmek doğru olmayacaktır. SP2000’e geçtiğinizde mid bölgesinde daha fazla mesafe, hava ve boşluk var fakat SP2000’in fiyatı da ortada.
Genel olarak midlerde de bir tık sıcaklık mevcut ve bu durum cihazı oldukça “dinlenir” yapıyor. Fazla analitik, agresif veya ruhsuz soğuk bir sunum yok SA700’de. Stereo’dan örnek vermek gerekirse, odanızda refarans monitor değil de biraz sıcak bir sunum veren bookshelf gibi veya buna benzer bir kule hoparlör gibi düşünebilirsiniz.
Tiz
Tizlerde cihaz çok parlak bir sunuma sahip değil fakat burada takdir ettiğim kısım parlaklık ve yumuşaklık arasında güzel bir denge tutturulmuş olması. Esasında bu noktada cihazı Sony WM1Z’ye benzettiğimi söyleyebilirim. Cihaz elbette genel olarak WM1Z klasmanında değil fakat benzettiğim kısım hem sıcak bir sese sahip olup hem de tizlerde gayet iyi bir tanımlama ve soluğa sahip olmaları. WM1Z oldukça sıcak bir DAP olmasına ragmen tizleri oldukça iyi tanımlı ve çözünürlüklüydü.
SA700 de aynı şekilde, teknik başarım olarak o seviyede olmasa da benzer bir sunuma sahip. Cihazın genel sıcak ve müzikal ses sunumuna karşın tizler yuvarlatılmış veya erken kesilen bir yapıya sahip değil. Genel olarak tiz uzaması, çözünürlüğü ve transparanlığı aynı mid bölgesinde olduğu gibi oldukça başarılı. Bunların haricinde tizler çok kontrollü ve tiz yoğun parçaları dahi yormadan dinletmeyi başarıyor. Zaten SA700’ün mottosu bence sesi değil müziği dinletmek olmuş. Cihazı kullanırken kendimi albümden albüme atarken buldum.
Teknik Performans ve Sinerji
SA700’ün sahnesi çok geniş bir alana yayılmış değil. Genel olarak genişçe bir oda büyüklüğünde canlandırabilirsiniz. Özellikle midler yakından sesleniyor ve sahne çok uzak değil. Genel olarak yüze doğru sunum yapan cihazın transparanlık seviyesi, sıcak sunuma ragmen kesinlikle etkileyici. Bu konuda AK120’nin mirasını devam ettirdiği şüphesiz.

Çözünürlük genel olarak başarılı ve fiyat seviyesine yetişiyor diyebilirim. Genelde sıcak çalan cihazlarda çözünürlükte kayıp yaşandığını duyarız fakat SA700’de böyle bir durum söz konusu değil. Bu konuda istisna olan bazı cihazlar arasında hatırladığım yine Sony WM1Z ve Oriolus DP100 gibi DAP’lar mevcut.
Cihazda en çok beğendiğim teknik kısım bir kez daha üzerinde durmak gerekirse, mid bölgesindeki gövde ve tonlama. Bu bölgedeki müzikal ton ve hissiyat çok keyifli dakikalar yaşatıyor. Bu elbette sıcak bir kulaklıkla birleştiğinde mükemmel bir sonuç vermeyebilir. Biraz da kişinin kendi zevkine bağlı bir husus fakat yine de çok sıcak bir kulaklıkla eşleştirmeyi önermiyorum. Nispeten daha referans, daha düz veya nispeten biraz analitik bir kulaklıkla eşleştirilebilir.
İmajlama noktasında SA700 iyi bir iş yapıyor ve yerleşim bakımından sahne biraz ufak olsa da pozisyonlama oldukça iyi. Cihazın arka planı oldukça koyu ve parçanın içerisindeki ögeleri seçmek ve pozisyonlarını hayal etmek hiç zor değil. Enstruman ayrımı bakımından cihaz enstrumanları birbirine yakın konumluyor fakat iyi bir şekilde birbirinden ayırmayı da başarıyor. Bu konuda SP serisi ile arada önemli fark olsa da, kendine has sunumu ve fiyatı içerisinde ayrım performansı bence gayet iyi.
Cihazı genel olarak P-EAR-S SH-3 ile dinledim. SH-3 genel olarak nötre yakın bir karaktere sahiptir ve sahip olduğum kulaklıklar içerisinde referansa en yakın olanlardan bir tanesi. SA700 ile uyumu çok çok iyi oldu ve bu sebeple zaten SA700 ile çok sıcak çalan bir kulaklığı birlikte öneremem. SA700 ile eşleştirilecek kulaklık bir nebze steril, hatta belki biraz soğuk veya hafif parlak bir kulaklık olabilir.
Karşılaştırmalar
Astell & Kern SP2000
SP2000 elbette A&K’nin en üst düzey müzik çaları ve benim görüşüme göre şu anda piyasanın en iyilerinden birisi, belki de birincisi. SP2000’deki teknik başarım çok az cihazda mevcut ve elbette SA700 bu konuda bir rakip değil. Sunum olarak SP2000 daha düz bir sunuma sahipken SA700 mid-bası daha çok hissettiren, daha gövdeli ve sıcak bir sunum veriyor. Buna karşın SP2000’in tonlaması ve tanımlaması muhteşem seviyede.

Sahnede çok büyük bir fark yaratan SP2000 aynı zamanda enstruman ayrımı ve ögeler arasında boşluk bırakma bakımından daha üst seviyede. Yine de Pop, Rock, Chillout ve RnB gibi türlerde SA700 çok hoş bir sunuma sahip ve zaman zaman bazı parçalarda SA700’ü tercih ettiğim oldu. Bu tamamen sunumla alakalı bir durum elbette. Teknik performansta SP2000 pek yanına yaklaştırmıyor açıkçası.
iBasso DX220
DX220 sevdiğim bir cihaz fakat ses kalitesi bakımından SA700’ü önde görüyorum genel olarak. Özellikle mid kısmında SA700’ün tonlaması daha başarılı ve bas kalitesi de bence daha iyi. Sahne büyüklüğü konusunda da SA700’ün bir adım önde olduğunu düşünüyorum.
Çözünürlük, ayrım ve transparanlık bakımından oldukça benzer seviyedeler. Dinamizmde DX220 bir tık daha iyi kalıyor. Fakat DX220’nin SA700’e göre en büyük eksisi bana göre kuru kaçan mid ve tiz sunumu. SA700’ün çok iyi tonlamasıyla beraber müzikal yaklaşımı ona pek çok türde epey avantaj kazandırıyor.
DX220’nin Amp9 amfi modülüyle farkı kapattığını ve denk seviyelerde performans gösterdiğini belirteyim. Kullanıcı deneyimi olarak da, subjektif de olsa bence SA700 önde.
FiiO M11 Pro
M11 Pro beğendiğim cihazlardan bir tanesi ve piyasanın ortalama olarak altında bir fiyatla satışa çıkmıştı. Frekans sunumu bakımından benzer olsalar da SA700 yine tonlama noktasında farkını gösteriyor. Çözünürlük olarak M11 Pro’nun pek bir eksiği yok, ayrım konusunda da çok hafif geride olsa da SA700 ile benzer.
İki cihaz sahne boyutları bakımından da yakın fakat SA700 sanki midlerde biraz daha önde bir sunum yapıyor gibi geliyor bana. Tutarlılık ve genel kontrol ya da pürüzsüzlük anlamında da SA700’ü daha başarılı buluyorum. Özetlemek gerekirse SA700 ses kalitesi olarak 1 adım önde benim için. Fakat unutmamak lazım ki fiyat farkı önemli ölçüde büyük.
Tabi A&K uzun süre cihazlarına destek sunabilen bir firma iken FiiO bu konuda biliyorsunuz epeyce eleştiri alıyor. Premium kullanım deneyimi bakımından da A&K önde.

Sonuç
Giriş kısmında fiyat olarak cihazın orta sınıf DAP’ların bir tık üstüne konumlandığını belirtmiştim. Fakat ses kalitesini baz alırsak, SA700 orta sınıfın da bir tık üstüne çıkmayı başarmış görünüyor.
AK120’den aldığı bayrağı layıkıyla taşıyan bir kullanım deneyimi, malzeme kalitesi, yazılım ve ses kalitesiyle beraber kanımca başarılı bir cihaz olmuş. Fiyatın biraz daha düşük olması gerektiğini şahsen düşünmekle birlikte, streaming sunan cihazların sıkıntılarını düşününce cihaza çok da haksızlık etmek niyetinde değilim.
Astell & Kern SA700 insana müziğin keyfini sonuna kadar yaşatan bir sıcaklığa ve müzikalliğe sahip oldukça şık ve kullanması keyifli bir A&K cihazı olmuş. Cihaz hem kompakt, hem ergonomik, hem şık hem de ses olarak başarılı. Eski A&K dizaynını sevenler de zaten cihazı çok beğeneceklerdir. Yine de ses kalitesi benim için her zaman her unsurun önünde ve SA700 bu konuda kendini kanıtlıyor bana sorarsanız.