
Merhaba arkadaşlar,
Bu yazıda sizlere InEar ProMission X kulak içi monitöründen bahsedeceğim.
Not: Bu incelemede kaynak olarak Chord Hugo 2, kablo olarak Labkable Samurai III kullanılmıştır.
InEar Hakkında
InEar, geçmişten bazı arkadaşların da muhtemelen hatırlayacağı üzere Alman bir IEM firması. Kendilerini eski yıllarda SD3 gibi kulaklıklarıyla tanımıştık. Şahsen hem SD2 hem SD3’ü kullanmış biri olarak, firmanın özellikle yapı kalitesi ve yarı-custom fit başarımını halen net şekilde hatırlıyorum. Ses olarak da SD2 o dönem için fiyatına göre oldukça iyi bir sunuma sahipti.

Firma daha sonraki yıllarda SD4, SD5 ve en sonunda da Prophile 8 modellerini piyasaya sürdü. SD5 ve PP8’i de daha sonraları Canjam’e katıldığımda dinleme şansım olmuştu. SD5’in o hafif sıcak ve buna rağmen teknik başarımı yüksek sesi, PP8’inse stüdyo tarzı referans sunumu ve çok yüksek detay ve çözünürlük kapasitesi etkileyiciydi.
Şimdi ise firmanın bugüne dek çıkardığı en etkileyici ve en üst düzey IEM’I olan PMX’i deneyimlemiş bulunuyorum. Kulaklığı yazmam için bana gönderen @Serdal’a çok teşekkür ederim.
Tasarım, Yapı Kalitesi ve Fit
IEM’in genel üretim kalitesi muazzam bir titizlik ve sağlamlık içeriyor. PMX ahşap materyalden üretilmiş bir monitör. Bu bakımdan ortaya çıkan sonuç, ahşabı böyle bir kulaklık için işlemenin zorluğu düşünülürse mükemmel.
İki parçadan oluşan kabuk yapısı o kadar iyi bir şekilde birleştirilmiş ki, PMX insanda bir sanat eseri hissi uyandırıyor. Nozul kısımları da kabuk kısmına kusursuz şekilde bağlanmış durumda. Açıkçası kulaklığın yapı kalitesine olumsuz olarak söylenebilecek hiçbir şey yok.

Fit olarak geçmişten aşina olduğumuz yarı-custom yapı yine bizi karşılıyor. Bu oldukça yumuşak geçişlere sahip olan optimum derecede şekil verilmiş kabuk yapısı kulağa mükemmel oturuyor. Pek çok custom IEM kullandığım için net şekilde söyleyebilirim ki neredeyse custom fit ile aynı hissiyatı veriyor. İzolasyon olarak da keza aynı şekilde diyebilirim. Sadece çok küçük bir kulak yapınız varsa fit konusu şüpheli olabilir, onun dışında PMX muhteşem bir fit sunuyor.
Tasarım olarak monitör harika bir görünüme sahip. Daha önce SD5 ile InEar firmasının ahşap kasalarını deneme şansım olmuştu. Bu da aynı şekilde harika görünüyor. Bu arada belirteyim, yine Canjam’de SD5 modelinin hem akrilik hem ahşap modelini deneme fırsatım olmuştu. Ahşap kabuk sesi bir miktar kalınlaştırıp gövde katarak ısıtırken, akrilik kabuk daha steril bir sunuma sebebiyet veriyordu. Yani ahşap kasa tercihi sadece görünüm ya da yapı kalitesi değil, ses için de yapılan bir tercih.
Ses Kalitesi
InEar PMX adeta bir Hi-Fi sistemin IEM boyutlarına getirilmiş hali gibi diyebilirim. Kulaklığın teknik başarımı da en az sunumu kadar etkileyici ve seviye olarak IEM konusunda çıkılabilecek en üst mertebelerden birini temsil ediyor.
Genel olarak PMX sıcak tarafta yer alan bir IEM. Buna karşın, kulaklığın tanımlama, ayrım, nota büyüklüğü, tonlama ve çözünürlük konusundaki başarımı şüphe götürmez biçimde en üst seviyelerde. Yani PMX, bunları başarabilmek için düz veya referans tarzda bir sese ihtiyaç duymayan kulaklıklardan bir tanesi.

Bas
PMX bas tepkisi konusunda oldukça kontrollü ve midbas bölgesinde oldukça yerinde bir gövde ve sıcaklık veren bir sunuma sahip. Bu bölgede doku başarımı üst düzeyde ve midbasın tanımlaması oldukça belirgin olmasına rağmen buradan mid bölgesine bir sıçrama söz konusu değil. Kulaklığın bas çözünürlüğü de çok başarılı.
Genel olarak bas konusunda PMX kayda göre cömert bir tutum sergilemekle birlikte, olmayan bir bası verdiğine de şahit olmadım. Bas çok derli toplu, kontrollü ve atak konusunda hiçbir sıkıntı çekmiyor. Bas vuruşlarından sonra toparlanması da üst düzeyde başarılmış. Toplamda PMX’in bas konusunda referans ile sıcak arasında yer aldığını, ama midbas bakımında sıcak tarafa daha yakın olduğunu söyleyebilirim.
Balanslı Armatür sürücülü kulaklıklar içerisinde daha iyi bir bas performansı ve kalitesi piyasada çok fazla bulunmadığını da söyleyebilirim. Aklıma sadece Lark Studio LSX geliyor bu konuda.
Mid
Midlerin tanımlaması çok çok başarılı ve mid bölgesinde boşluklu his, kulaklığın genel sıcak sunumuna rağmen mevcut. Bu da PMX’in imajlama ve temiz arka plan konusundaki başarımını ortaya koyuyor. Zaten enstrüman ayrımı ve genel enstrüman temizliği kulaklığın en takdir ettiğim özelliklerinden.

Bu bölgedeki netlik ve transparanlık etkileyiciyken, aynı zamanda tonlama ve genel mid sunumu olarak PMX oldukça canlı ve gerçekçi. Midlerdeki çözünürlük başarımı aynı zamanda müzikten her detayı elde etmenize olanak tanıyor. Burada elbette ki kaynak cihazınızın kalitesi önemli ölçüde belirleyici olmakla beraber, iyi bir kaynakla PMX neler yapabileceğini çok net biçimde gösteriyor.
Mid bölgesindeki gerçekçilik kulaklığı bir Hi-Fi sistemin sunumuna en çok benzettiğim yer diyebilirim. Özellikle tonlama noktasında PMX çok çok etkileyici bir performans sunuyor. Tonlama konusu IEM’lerde kolay kolay başarılabilen bir mevzu değil, fakat bu seviyedeki IEM’lerin bazılarındaki gerçekçilik ve nota büyüklüğü insanı gerçekten etkiliyor. PMX de onlardan biri. Tonlama başarımı olarak 10 üzerinden 10 vereceğim bir IEM olmuş. Bunun çok nadir rastlanan bir şey olduğunu belirtmem gerekiyor.
Tiz
PMX üstlerde iyi uzama başarımına, temiz ve havadar bir sunuma sahip. Tizler, pek çok IEM’de parlak bir üst bölge yaratmak için inceltilen ve dijitalleştirilen bir yapıda değil. Buradaki tını oldukça başarılı ve tizler üst seviyede detay içeriyor. Özellikle zillerdeki mikro detaylar her şeyleriyle kulağınıza ulaşıyorlar. Tabi kaynak kalitesini bir kez daha vurgulayayım burada.

Tizlerde boşluklu ve havadar yapı kulaklığın karmaşık pasajlarda dahi kontrolü kaybetmemesi ile tizleri birbirlerine yapıştırmaması birleşince oldukça tatmin edici bir tiz sunumu ortaya çıkıyor. Genel olarak üst kısımda bulabildiğim bir eksiklik yok.
Tiz çözünürlüğü ve transparanlığı en üst seviyelerde gezinen PMX’in bu noktadaki kontrolü ve dengesi de takdire şayan. Açık ve belirgin, iyi tanımlanmış tiz sunumuna karşılık kulaklıkta herhangi bir agresiflik ve delicilik söz konusu değil.
Teknik Performans
PMX’in sahnesi de bir kez daha bir Hi-Fi sistem havası yaşatıyor. Sahne çok geniş ve derin olmamakla beraber kulaklık oldukça boşluklu ve havadar çaldığı için herhangi bir sıkışma hissiyatı da söz konusu değil. Sahne takılan kabloya ve eşleştirilen kaynak cihaza göre ufak değişimler gösterebilir ancak devasa bir sahnesi olduğunu da söyleyemem.

Bununla birlikte sahne ve enstrüman yerleşimi oldukça gerçekçi. Konumlandırma noktasında PMX harika bir performansa sahip ve bu performansını biraz da çok üst düzeydeki tanımlama yeteneğine borçlu. Arka plan siyahlığı konusunda harika bir iş yapan PMX’in sunumunda herhangi bir enstrümanı seçememek de oldukça zor.
Genelde sıcak sunuma sahip kulaklıkların transparanlık noktasında bir miktar geride kaldığına şahit oluruz. Fakat PMX hem biraz sıcak ve nota büyüklüğü iyi bir sunuma sahip, hem de çözünürlük ve transparanlık en üst düzeylerde. Bu iki özelliği tek potada eritebilen çok fazla IEM yok bana kalırsa.
Eşleştirme
InEar ProMission X çok çok hassas bir IEM. Dolayısıyla eşleştirme noktasında çıkış empedansı ideal olan, iyi bir kaynak seçilmeli. Çıkış gücü çok yüksek olan DAC/Amfi veya portatif amfilerde dip ses veya kanal dengesizliği yaşanabilir. DAP olarak her türlü cihazla iyi eşleştiğini düşünüyorum. PMX teknik başarımı sayesinde eşlediğiniz kaynağın özelliklerini size yansıtıyor genel olarak.
Sunum bakımından açıkçası uyumsuz olduğu bir ekipmana rastlamadım. Bu inceleme Hugo 2 ile yazılmış olsa da kulaklığı Dethonray DTR1, Oriolus DP100, Astell & Kern SP2000SS ve iFi Hip-Dac gibi pek çok cihazla da denedim. DTR1 ve Hugo 2 ile uyumu bence optimum seviyedeyken, SP2000SS ile sahnenin genişlediğini söyleyebilirim.
Şahsi fikrimce kulaklık o kadar başarılı ki, çok kalitesiz bir kaynak bağlamadığınız sürece her daim etkileyici olmayı sürdürüyor.

Sonuç
Sonuç olarak InEar ProMission X, bugüne kadar dinlediğim en iyi kulak içi monitörler arasındaki yerini rahat bir şekilde alıyor. Açıkçası eleştirilebilecek bir noktasını bulamadığım kulaklığın sunumu, dengesi, istikrarı ve teknik performansı muazzam olmuş.
Elbette kulaklığın göz yaşartan fiyatı ile bu performansa “olsun o kadar” denebilir fakat, bu fiyat skalasında dinlediğim IEM’ler arasında gerçekten fiyatını yansıtmayan ürünler de pek az sayılmaz. Bu hobide açık konuşmak gerekirse bir kulaklığın çok yüksek bir fiyat etiketine sahip olması kulaklığı direkt başarılı yapmıyor. Bunu pek çok kez tecrübe ettim.
Lakin PMX onlardan biri değil. InEar firması beni şaşırtmadı açıkçası. Eski SD3 modelinin sunumunda bazı sıkıntılar vardı fakat diğer çıkardıkları tüm IEM’ler saf ses performansı bakımından her zaman için etkileyici olmuştur. PMX ile Prophile 8’in de 1-2 tık üstüne çıkılmış ve açıkçası kulaklık flagship sıfatını fazlasıyla hak eden bir performans sergiliyor.