
Merhaba,
Bu incelemeye konu olan kulaklığımız Fransız IEM üreticisi Earsonics’in sevilen monitörlerden biri. Türkiye’deki odyofil arkadaşlar Earsonics’e oldukça aşinadır (bkz. Velvet). Firmanın odyofil camiada oldukça fanı olduğunu söylersek herhalde yanlış olmaz. Özellikle referans çalmak veya en düz / doğru sesi yakalamak gibi bir kaygılarının bulunmadığını, daha çok piyasadaki taraftar kitlesini memnun eden, nispeten renkli ve kendine özgü seslere sahip kulaklıklar sunduklarını söyleyebiliriz. Son dönemde çıkardıkları hibrit flagship model olan Stark’ta da bunu görmekteyiz.
Stark dışında daha evvel Purple modelini de çok beğenerek kullanmıştım. S-EM9 modeli de bir dönem piyasadaki en iyi monitörlerden bir tanesi olarak gösteriliyordu. Aynı zamanda yine geçmiş dönemlerde incelediğim ES-2 ve ES-3 modelleri de oldukça güzel diyebilirim. Özellikle ES-3, S-EM9’un bir mini sürümü gibi çaldığından fiyat / performans oranı yüksek bir monitör ve hala tercih ediliyor.
Yakın dönemde ES5 ve EM10 (Custom Fit) gibi modelleri de pazara sunan firma, kendine ait fan kitlesini korurken aynı zamanda farklı fiyat seviyelerine de hitap eden bir ürün gamı oluşturdu. Son olarak hibrit alanda Stark ve Blade ile giriş yaptıklarını da görmekteyiz. Odyofil pazarda özgünlüğü ve farklı felsefesi ile Earsonics’in dbaşarılı bir firma olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
S-EM6 v2
Aslında S-EM6 isminin benim için ayrı bir yeri var zira dinlediğim belki de ilk üst düzey monitördü. Katıldığım ilk Techno Fi buluşmasında dinlediğimde çok beğendiğimi hatırlıyorum. Şu an olsa ve tekrar dinlesem elbette bunca zamanlık tecrübe ile görüşlerim farklı olabilir. Ama o dönem kulaklığı çok beğendiğimi ve uzun süre oturup dinlediğimi hatırlıyorum. Orijinal S-EM6 oldukça sıcak, organik ve altları belirgin bir sese sahipti. Affedici ve zevkli karakteri tempolu parçalarda oldukça hoş bir dinleti sunuyordu. Ancak bu dolgun ve müzikal karakter elbette yanlış eşleşmelerde hoş olmayan sinerjilere de yol açabiliyordu.
Girişte Earsonics’in referans çalmakla ilgilenmediğini, bunu amaç olarak belirlemediğini söyledim fakat bu modelin bir istisna olduğunu söylemek lazım. Bu modelde Earsonics, şaşırtıcı bir şekilde farklı bir felsefe izledi ve nötr tarafa doğru kayan bir IEM üretti. Tamamen baştan dizayn edilen S-EM6 v2’nin sese renk katmaması, analitik olabilmesi ve bu amaçla hedeflenen ’hedef frekans eğrisi’ne ulaşması amaçlandı. Bunu yaparken S-EM9’dan da ilham alındığı belirtiliyor.
Kulaklıkta 6 BA sürücü bulunurken bu sürücüler eşit olarak frekanslara dağıtılmış durumda (2×2×2). 3 yollu crossover kullanılan monitörde 112dB’lik hassasiyet ve 30ohm’luk empedans değerleri bulunuyor. Kulaklık klasik bir 2-pin çıkarılabilir kablo, 4’er çift comply ve silikon uç, 1 temizlik aparatı ve taşıma çantasıyla geliyor. İçerik anlamında bir eksik yok ve taşıma çantasının oldukça kullanışlı olduğunu söyleyebilirim.

Dizayn & Yapı Kalitesi & Fit
Earsonics’in yıllardır en zayıf karnı malzeme kalitesi oldu. Özellikle SM64 ve daha sonrasında popüler Velvet modellerinde kullanılan plastik materyal kesinlikle fiyatının karşılığı değildi. Son dönemde ise firmanın daha sağlam bir izlenim veren kulaklıklar sunduğu ortada. Ancak yine de daha iyisi yapılabilir ve bana sorarsanız yapılmalı da. Nitekim yeni Stark ve Blade modellerinde magnezyum alaşım kullanılarak mükemmel bir kasaya imza attılar. Bu adımı diğer klasik IEM’ler için de atmalarını bekliyorum açıkçası.
Yine de S-EM6 v2 özelinde benim yapı kalitesiyle ilgili önemli bir eleştirim yok. Kasa 2 plastik parçanın birleşmesinden oluşsa da yekpare bir izlenim veriyor. Nozzle bölümünün kasayla tümleşik olması da bir artı. Fit olarak da kulak dostu bir şekil verilmiş. Önceki versiyona göre en önemli değişikliklerden birisi de bu olmuş. Kasa artık çok daha ufak ve fit oldukça iyi. Bu sayede izolasyon da evrensel bir monitör için gerçekten iyi diyebilirim. Bu elbette kullandığınız uçlara göre de değişecektir.
Dizayn olarak kulaklıkta özel bir öğe olmasa da basit ve gösterişsiz tasarımlardan hoşlanan biri olarak benim bir problemim yok görüntüyle ilgili. Oldukça profesyonel bir görüntüsü var. Tek sorun ışık altında rengin koyu kahveye dönmesi. Tamamen siyah görünse daha iyiydi açıkçası. Özetle kulaklığın bence fit, tasarım ve malzeme anlamında önemli bir problemi yok. Sadece nozzle’ların kısa olmasından dem vurabilirim ama kutuda gelen double flange uçlarla bu da bertaraf ediliyor.

Ses
S-EM6 v2 nötr seslenen, analitiğe yakın, oldukça çözünürlüklü, perdesiz, stereo imajı güçlü ve tizleri en iyi şekilde verebilen bir IEM. Düz ses veren IEM’ler sevenler için biçilmiş kaftan olan kulaklığı kendi sunumu içerisinde çok başarılı bulduğumu belirtmem gerekiyor. Özellikle üst frekans başarımı çok iyi olan kulaklığın koyu arka planı, sahne başarımı ve imajlama yetenekleri üst düzeyde. Kulaklık mükemmel şekilde dengeli çalmıyor, daha çok mid – tiz bölgesine odaklı bir sunum yapıyor. Fakat bunu da olabilecek en iyi şekilde yaptığından benim gözümde kesinlikle başarılı bir monitör.
Bas
Bas sevenler için çok tavsiye edilebilecek bir kulaklık olmayan S-EM6 v2’nin alt frekansları geri planda kalmayı tercih ediyor. Bunun, bu modelde nötr bir sunumu amaçlayan ve kolorasyondan uzak kalmayı seçen Earsonics’in bilinçli bir tercihi olduğunu tahmin ediyorum. Altlar takip edilebilir ve belli bir seviyenin üzerinde kaliteye sahip olsa da belirgin değil. Bu sebeple basların çok derine inmediğini, vuruş gücünün orta/düşük seviyelerde olduğunu ve katmanlama olarak çok güçlü olmadığını belirtmem gerek.
Buna bağlı olarak midbas kısmı da çok belirgin değil ancak rahatsız edici seviyede eksik olduğunu söyleyemem (bkz. Velvet). Tabi kişisel tercihim biraz daha sıcaklık olduğu için bir miktar daha midbas hiç fena olmayacak olsa da kulaklıkta amaçlanan sunumu unutmamak gerekiyor. Genel olarak aslında altları çok fazla eksik bulmamış olsam da, dolu ve sıcak bir sunumu tercih edenlere yönelik bir kulaklık olmadığı açık. Saf bakır bir kabloyla kulaklıktan bir miktar daha bas miktarı çıkarmanız mümkün. Bu izlenimi PW Audio No. 5 ile denemelerimde edindim. Ancak buna rağmen basın vuruşu yine güçlü ve derin değil. Bununla birlikte midbas biraz daha belirgin hale geliyor. Açıkçası kulaklığın PW No. 5 ile uyumu oldukça hoş.
Mid
Kulaklığın mid frekanslarını başarılı buldum. Özellikle transparanlık ve dinamizm noktasında ilk dinlediğimde çok iyi işaretler verdikten sonra, her seferinde ilk izlenimin doğruluğunu kendi içimde onayladım. Tonlama olarak diğer kulaklıklardan farklı ve hafif ince kalsa da çok sorun edilecek kadar yanlış bir durum söz konusu değil. Aynı zamanda oldukça yüksek çözünürlüklü bir mid sunumu yapması da, tonlamadaki o ufak eksikliği zaten kapattığından benim gözüme batmadı açıkçası.
Midlerin pozisyonlaması da çok iyi ve gerçekçi diyebilirim. Uzaklık ve sahne yerleşimi olması gerektiği gibi hissettiriyor. Açıkçası burada midbasın (ve genel olarak basın) çok göze batmaması da, kulaklığın üst seviye ayrımına ve havadar mid sunumuna katkı sağlıyor. Tam bu noktada, bas sunumunun kesinlikle bilinçli olduğunu özellikle anlamış oluyorum. Yine de; bir miktar daha bas bu sunumu bozar mıydı? Ben pek sanmıyorum fakat teknik konularda bilgili olduğumu söyleyemem. Sadece duyduğum ses üzerine getirdiğim bir yorum. Midler aynı zamanda oldukça zevkli ve hiçbir zaman çok düz veya sıkıcı bir sunuma sahip değiller. Earsonics renklendirmeden kaçınmış olsa da çok ufak da olsa bir renklenme mevcut ki bence bunun hiçbir sakıncası yok. Midler tek kelimeyle, yok, iki kelimeyle “çok güzel”.

Tiz
Kulaklığın en az midler kadar, hatta muhtemelen midlerden de etkileyici olan kısmı üst frekanslar. Tizler kesinlikle dinlediklerim arasında en iyilerden bir tanesi. Bu bakımdan S-EM9 ile epey benzerlik gösterdiğini söylemek gerekiyor. Kulaklığın tuning aşamasında S-EM9’dan ilham alındığını biliyoruz. Bu sebeple bu üst düzey tiz sunumu ilk başta büyük şok olmasa da, dinledikçe tüm bu ön bilgiye rağmen kulaklık sizi şaşırtmayı sürdürüyor.
Tizler S-EM6 v2’de bence mükemmellik seviyesine ulaşmış. Neden derseniz, kaliteli bir tiz sunumunda neler ararız onları sayalım: Uzama, çözünürlük, detay yakalama seviyesi, tane tanelik, midlerden sıyrılma ve sahneye gerçekçi şekilde eşlik etme, agresiflik olmaması ve referans seviyede, gerektiğinden ne kalın ne de ince olması. Ve evet, bütün bunları en iyi şekilde başarıyor kulaklık. S-EM6 v2’de bu maddelerin hiçbirisi eksik değil ve TAMAMI üst düzey. Sanırım daha fazla uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Tizler muhteşem.
Teknik Performans & Sinerji
Kulaklık teknik anlamda da üst düzey bir performans sergiliyor. Kısaca bahsetmek gerekirse, çözünürlük olarak etkileyici olan monitörün ayrım performansı da şahane. Bunu belli ölçüde hafif bas sunumuna borçlu olabilecek olsa da, tiz – mid arası ayrımın da çok kuvvetli olması bu tezi biraz çürütüyor. Stereo imaj, sağ – sol balansı ve sahne yerleşimi etkileyici ölçüde iyi. Sahne genişliği de bu fiyat seviyelerindeki diğer kulaklıklardan aşağı kalmıyor. Aynı zamanda genel spektrum üzerindeki kontrol ve yumuşaklık takdire şayan. Midler ve özellikle tizler çok belirgin olmasına karşın aşırı göze batmadan, rahatsız etmeden çalıyorlar.
Micro detay yakalama ve genel ayrım seviyesi üst düzey olan kulaklıkta belki de teknik anlamda göze batabilecek tek konu sahne derinliği. Sahne genel olarak hafif geniş bir alanda kurulu olsa da derinlik hissiyatı çok üst düzeyde değil. Daha çok sağda solda çalıyor demek basitçe daha iyi ifade etmemi sağlayacaktır. Bunu kısmen bas sunumuna bağlamak mümkün. Kulaklığı sürmek çok zor olmasa da hafif bir güç isteği var. Ancak bu isteği piyasada karşılamayacak bir DAP olduğunu düşünmüyorum. Bu sebeple bir amfi ihtiyacı yok bence. Sinerji olarak ben bass derinliğini iyi verebilen, hafifçe kalın tonlamalı ve organik ses veren DAP’lar ile süper olacağı kanaatindeyim. Bu sebeple örneğin HiBy R6 ile uyumu güzel. Aynı zamanda genel olarak dinlemeleri yaptığım ZX2 ve WM1A da çok başarılı sinerjiler oluşturdu. Sadece WM1A ile bas konusunda ufak bir eksiklik oldu ancak çok baskafa değilseniz kafaya takılacak bir durum yok ve EQ ile halledilebiliyor. Öte yandan, dijital bir sunum veren, tizleri parlatan ve bassları azaltan kaynaklar ile uyumu iyi olmayacaktır.

Sonuç
Daha önce SM64’ü severek kullanmış olsam da Earsonics ses olarak, özellikle Head Fi ve bilhassa bizim forumda bir hayli abartılmış olan Velvet dolayısıyla da çok fanı olduğum bir firma değildi. Genel sunumun dijitale kaçması ve organik olmayan ses karakterini sevememiştim. Fakat son dönemde dinlediğim yeni Earsonics ürünleri; başta S-EM9 olmak üzere kesinlikle etkileyici ve tuning anlamında monitörlerini önemli ölçüde geliştirdikleri açık. ES-3 fiyatı için en iyi ürünlerden birisiyken, S-EM9 TOTL sıfatını hak eden bir kulaklık. S-EM6 v2 de aynı şekilde oldukça üst düzey performansı ile puan tablomda 7. sırayı hak etti.
İlerde onu geçecek IEM’ler elbette gelebilir. Fakat şu anda baktığımızda, TOTL IEM’lere oldukça yakın ve mid-fi bölgesini de açık şekilde geride bırakmış bir IEM var karşımızda. Bas dışında tutup da “çok eksik” diyebileceğim bir noktası olmayan kulaklığın özellikle tiz sunumu çok etkileyici ve midleri de aynı zamanda üst düzey bir performansa sahip. Bence S-EM9’a büyük bir bütçe ayır(a)mayacak ve bas konusunu çok sorun etmeyecek arkadaşlar S-EM6 v2’yi alabilirler. Bas haricinde neredeyse S-EM9 diyebiliriz.
Earsonics’e tebrikler.