Herkese merhabalar.
Bu kez Jerry Harvey’nin Siren serisinin en son üyesi ROSIE ile birlikteyiz.
Açıkçası kulaklığın bugüne kadar bir incelemesi yapılmalıydı fakat aramızda geçen istişarelerin ardından ihale yine bana kaldı. :knuppel2:
Şimdi tabi herkes aşağı yukarı bu yeni IEM hakkında bilgi sahibidir. JH tüm Siren serisini elden geçirirken bir de bu kulaklığı seriye dahil etti.
Öncelikle elbette Siren serisi genelde yüksek fiyatlarda. Bunun etkisiyle Rosie nispeten daha ulaşılabilir bir fiyat etiketiyle gelince çok ilgi gören ve merak edilen bir IEM oldu. Forumda da sanıyorum 3-4 kişi aldı Rosie’yi.
Şu anda sanırsam 900 ila 1000 dolar arasında olan Rosie, eksikleri olan, fakat spesifik türlere çok iyi giden bir IEM.
Genelde bir firmanın fiyat politikası her zaman ürün gamında hangi ürünün daha iyi olduğu konusunda net fikir verir. ROSIE en düşük fiyatlı Siren üyesi ve bu bağlamda yine en düşük performans veren IEM bu seride.
Bu arada kulaklık öyle sanıyorum uzun yıllardır övülen ve kült haline gelmiş JH13′ün konfigürasyonuna sahip. Bu sebepten de yazdıklarım büyük oranda JH13 için de geçerli olacak gibi duruyor. (Freqphase olan modeller)
——————————————————————————————————————————————————————————–
Siren serisi sağlamlığıyla ve premium olmasıyla bilinir. Gel gelelim ben yeni FMJ seriyi eskisine oranla pek beğenmedim. Özellikle kullanılan malzemenin ucuzlamasına rağmen fiyatlarda yükselişe gidilmesi eleştirilere sebep oldu. Eski seri kesinlikle daha kişisel ve el emeği hissiyatını çok iyi veren bir seriydi. Hatta kutudan çıkan aynı model kulaklıklar bile ufak farklılıklar içeriyordu çünkü fabrikasyon değildi.
Tabi yeni seriyi çok beğenenler de vardır. Açıkçası sadece eski seriye sahip olmuş olanlar beni anlayabilir. Direk bu seriden bir ürün alıp kullananlar zaten oldukça beğeneceklerdir zira diğer markalara göre hala çok kaliteli, ama fiyatların artmasını haklı göstermek çok zor. Eski serideki malzemeler ve hava müthişti bence. Şu anda sadece kabloda eskiye göre iyileşme mevcut ama bu durum fiyat farkını açıklamıyor. Yeni seride kablolar Moon Audio’ya yaptırıldı ama açıkçası malzeme açısından aynı kablo.
Tabi kablonun hakkını vereyim. Eskisinden kesinlikle daha iyi bir kablo yapılmış. Daha ince ve ergonomik olması bir yana jak da çok iyi olmuş. Keşke L jak olsaydı diyorum tabi o ayrı, çünkü jak biraz uzun ve yer kaplıyor. Bass potlarının olduğu kısımda daha temiz bir iş çıkarılırken kabloda hafifleme de mevcut. Ek olarak konnektörler de çok daha net ve rahat şekilde oturuyor. Mikrofonik etki de iyileştirilmiş. Fakat memory wire kısmı bana göre kötü. Bir süre sonra beni çok rahatsız etti. Değişen fitle de alakası var bunun.
İşçilik açısından zaten artık bahsedecek pek bir şey kalmamış. Faceplate bölümü eski seriyi anımsatıyor ama kalan kısım endüstri standardı bir malzeme gibi duruyor. Sağlamlığından ve ömründen şüphem yok tabi. Nozzle kısımları eskisinden daha temiz ve daha iyi. Temizlemesi de daha kolay olacaktır.
Fit olaraksa ben fiti de beğenmedim. Tabi bu konu çok daha subjektif alınmalı ama benim açımdan fit kötüleşmiş. Nozzle açısı ve kulaklığın iç kısmının şekli değiştirildiğinden mütevellit uzun süreli dinlemede çok yordu. Kulakta sağlam durması açısından çok bir sorun yok, ama anladığım kadarıyla benim kulak şeklime pek uymadı yeni seri. Angie ile çok daha rahat dinleme yapıyorum. Her zaman belirttiğim gibi bu kısım tamamen benim kulağım üzerinden yaptığım bir yorum. Herkesin kulak şekli farklı olduğu için net konuşamam.
Şöyle özetleyebilirim: Seri hala oldukça kaliteli ve premium sayılabilir, fakat eski seriye oranla ben geriye atılmış bir adım olarak görüyorum. Daha kolay seri üretim yapmak istemiş olabilirler ama ilk seride kutuda yazan; “Hand-crafted, never mass produced” ibaresi yavaş yavaş tutarsız olmaya başlıyor. Hala elle yapılan kısımlar vardır özellikle iç kısımda, ama eski hava kalmamış.
Dinleme seansları Sony ZX2 ve Hifiman HM-901S ile yapılmıştır. EQ veya başka ses ayarı kullanılmamış, kullanılan birkaç kısımda durum belirtilmiştir.
Rosie 6 sürücülü bir IEM:
2x Low - 2x Mid - 2x High
Ek olarak JH’den alıştığımız 4th Order Crossover ve Freqphase teknikleri de kullanılıyor.
Kullanan veya dinleyen bir kişinin Rosie’ye yaklaşımı dinlediği müzik türleri üzerinden olacaktır. Mesela Angie’den üstün bulanlar var (bence alakası yok), bir o kadar da Angie’nin gerisinde şeklinde yorumlayanlar mevcut.
Bu noktada şöyle bir tablo var genel olarak:
Müziği doğal, geniş ve organik dinlemeyi sevenler - vs - biraz açık ve eğlenceli sesi, enerjik tizleri ve hızı sevenler.
Veya türlere indirgersek;
RnB, Pop, Vokal, Jazz dinleyenler - vs - Metal, Rock dinleyenler.
Çünkü örneğin metal ve rock türevlerini dinleyen birisi için sahnenin ve doğallığın çok aşırı bir önemi olmayacaktır. Önemli olan zilleri iyi vermesi ve hihat denilen olayda parlamamasıdır, veya kulaklığın hızıdır. Örnekler çoğaltılabilir.
Öte yandan karşı taraftakiler için doğal tonlama, sahne, mid başarısı, zengin vokaller gibi faktörler daha önemli olacaktır.
Bu sebepten de alınan zevk ve verilen yargı kişiye ve türe göre değişecek olmakla birlikte, bana göre metal hariç her müzik türünde Roise en düşük kalan Siren üyesi (buraya dikkat, düşük IEM demiyorum, Siren serisi için konuşuyorum). Sadece metalde ve biraz da elektronikte çok iyi olması ve diğer türlerde sırıtması, objektif ve net bir seviye yorumu için maalesef yetmiyor. Zaten üreticin konumladığı yer de bunu gösteriyordu.
Aslında üçüncü olarak şöyle bir tablo da görüyorum:
Velvet’cılar - vs - diğerleri gibi bir durum da var. Velvet seven herkes Rosie’yi çok beğenirken, Velvet’tan çok etkilenmeyen veya sevmeyenler Rosie için de aynısını yaşadılar. Dolayısıyla Velvet kullanmış olan arkadaşlar buradan bir çıkarım yapabilirler.
Velvet mı Rosie mi derseniz ikisini de kullanmış olan arkadaşlar var onlar bilgi verebilirler. [USER=2621]@Aras[/USER] [USER=1986]@Synthyss[/USER]
Özet geçmek gerekirse Rosie;
bir IEM.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Her zamanki gibi altlardan başlayalım. Rosie’nin altları genel olarak iyi olmasına rağmen büyük bir eksiği var: Altların içi biraz boş.
Altların vuruş kuvveti çoğu zaman düşük noktalarda kalıyor. Bassın “gümbürtüsü” yeterince hissedilemiyor bu sebepten biraz yayık ve düz hissettiren bassları var.
Tabi bu seride kabloda bass ayarı mevcut, fakat Rosie’de diğer 3 IEM’de olmayan bir durum var bu noktada. O da bassı açtıkça midlerin gölgede kalması. Kulaklıkta bir midbass sıçraması mevcut ve bass ayarını arttırdıkça bu durum daha çok ortaya çıkıyor. Serinin diğer IEM’lerinde böyle bir durumla karşılaşmamıştım. Midbassın sahneyi biraz sıkıştırma durumu da mevcut. Bu sıkıştırma çok kötü değil ancak özellikle alt midlere ve biraz da midlere sıçrayıp o kısmı gölgelemesi maalesef bazı türler için kulaklığı seçenek dışı bırakıyor.
Bass ayarını yükseltmek vuruş etkisine de pek bir katkı sağlamıyor açıkçası. Bassların genel olarak çok fazla dağılıp yayılma gibi bir durumu olmasa da, özellikle midbass bölgesinin midlere etki etmesi bazı parçalarda can sıkıcı bir sunum oluşturuyor. Jazz dinlerken özellikle kontrbass ciddi sıkıntı yaratıyor. Subbass kısmının da müthiş olduğu söylenemez. Özellikle midbass etkisini azaltmak adına bass ayarının kısıkta tutulmasını önersem de, bu kez gövdeden biraz ödün vermek zorunda kalıyorsunuz.
Midbass ve mid geçişindeki bu sıkıntı kulaklığın önemli sıkıntılarından bir tanesi. Bass ayarının saat 12 yönünden ileri alınmasını önermiyorum şahsen. 11-12 ideal bence. Bu şekilde midlere olan etkiyi en aza indirebiliyorsunuz ve keyifli bir dinleti sunuyor. Fakat dediğim gibi kulaklık biraz cılız kalıyor, ancak başka bir çözüm de yok açıkçası.
Altların askıda kalma durumu da çok iyi değil. İçlerinin boş olmasından kaynaklı olabilir. Altlara çok iyi inebildiğini söylemek de zor. Öte yandan hızı ve vuruştan sonra toparlanması iyi.
Kısacası altlar 1000 dolar için hız ve ataklık haricinde başarılı diyemiyorum maalesef. Ortada Maverick gibi bir kulaklık varken özellikle.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Geçelim midlere. Midler benim için en kolay kısım oldu. Çünkü Angie ile benzeşen midlere sahip. Tabi midbassın kötü etkisi ve ayrımda daha kötü olması hariç.
Midler genel olarak biraz kalın notalı ve hafif koyu ve perdeli sunuluyor. Bu sunum Angie ile oldukça benzeyen bir sunum. Angie de inanılmaz çözünürlükte midlere sahip bir kulaklık değil çünkü.
Bu benzerlik haricinde midler midbass sıçramasından nasibini alarak Angie’ye göre daha başarısız oluyor. Ek olarak Angie’nin en iyi olduğu noktalardan biri olan “vokali diğer her şeyden ayırmak” konusunda Rosie o kadar iyi bir performans gösteremiyor.
Midlerin daha temiz olabilmesi için EQ kullanmak bir seçenek olabilir. Ben denedim ve daha memnun edici bir sunum oldu. Özellikle Angie’ye benzer tondan midleri vermesi açısından hoşuma gitse de, ayrımın çok iyi olmaması ve midbass fazlalığıyla gelen stresli çalma durumu kulaklığı benim açımdan hayal kırıklığı yapıyor. Stresli çalma durumunun midbass haricinde 1 sebebi daha var ona geleceğim.
Enstruman tonlamaları için başarılı diyebilirim. Fakat spekturmun diğer iki tarafındaki dengesizlik midleri sürekli olarak kötü etkiliyor ve can sıkıyor. Bu kulaklık kesinlikle EQ istiyor bence. EQ kullanılarak daha rahat ve ve doğru bir sunum yakalanıyor özellikle midbass bölümü kısılarak.
Şimdi stresli çalma durumunun başka sebebi de var dedim. Bunlardan bir tanesi üst midler ve alt tizlerdeki agresiflik. Rosie kayda bağlı olarak sibilansa kaçabiliyor. Vokallerde çok göze batan bir sibilans en azıdan ortalama ses seviyelerinde olmasa da, özellikle ince ve yüksek notalarda baş ağrıtan bir sunuma sahip olduğunu söylemem gerek. Tabi Angie’de de üst midlerde biraz sivrilme mevcuttu ve zamanla bu durum azaldı, o yüzden uzun süreli bir burn in ile bu kısmın iyileşeceğini tahmin ediyorum. Ancak öte yandan Rosie’de Angie’de olmayan bir sorun daha var o da alt tizler ve o bölgeye geçişteki sıkıntı.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Tizler Rosie’nin iyi olduğu bölümlerden bir tanesi olmasına karşın, midleri gölgede bırakan, ve midbassdan dolayı oluşan stresli sunumu daha da kötü etkileyen alt tiz fazlalığı var. Bu kısmı da açıkçası EQ ile düzlemek gerekiyor. Bazı vuruşlarda agresif kaçan bu sunum, midlerin genel koyuluğu düşünüldüğünde kontrast bir durum oluşturuyor. Bu yüzden kulaklık tutarlı çalamıyor. Alt tizlerin yüksek olmasından da başka, o bölümün ince notalı çalması durumu var ki, işleri sadece daha kötü hale sokuyor. Bahsettiğim kontrast da tam olarak buradan geliyor. Alt tizler sadece fazla olsaydı hem burn in hem EQ ile halledilebilecekken, tonun da farklı olması işleri zora sokuyor. Yani midlerle tamamen alakasız olan tiz sunumu, kulaklığı midbass ile birlikte stresli hale sokan bir ikinci etken oluyor. Bu kulaklığa mesela midlerde koyu derken kulaklığa genel olarak koyu demeniz mümkün değil. Bana göre bir kulaklık koyuysa koyu, kalınsa kalın, ince ise ince çalmalıyken, Rosie mid ve tizlerde tamamen farklı performans ortaya koyunca istikrarlı olarak insanı yoran bir durum ortaya çıkıyor.
Tabi bu sunumdan fayda sağlayan şey metal müzik. O açıdan metal dinleyicilerinin zaten çok beğendiğini biliyoruz. Fakat bir kulaklığa çok iyi demek için salt bir metal müzik başarısını yeterli bulmak mümkün olamıyor. Bu yüzden Rosie kaynak ve tür seçen, nazlı bir kulaklık oluyor. Üst mid ve tizlerin kontrolünü çok iyi yapan, ve de midlerde biraz ince çalan bir player, buna uygun kayıtlar ve buna uygun bir müzik türü gerekiyor. Aksi halde elinizi EQ’a atarken bulmanız işten bile değil. Yani kulaklık hem all-rounder değil hem de kaynak seçiyor.
Tizlerin buna karşılık uzamaları oldukça güzel. Tane tane çalıyorlar. Bu açıdan takdir edilecek bir tarafı var. Fakat konumları böyle yakın olmasaydı üstte bahsettiğim problemler daha az hissedilirdi diye düşünüyorum.
Üstler genel olarak oldukça belirgin ve yakın çalıyorlar Rosie’de. Buna karşın acayip agresif değiller ama midlerle uyuşmayan bir sunum yapması beni memnun etmedi belirttiğim gibi. Tonal dengesizlikten dolayı özellikle burada tutarlı sunum isteyen türlerde başarılı olamıyor.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Arka plandan bahsedelim. Kulaklığın arka planı neyse ki başarılı. Neyin nerde olduğunu seçmek zor değil. Fakat midbass durumu kulaklığın sunumunu kirletiyor. Temiz bir hissiyat için EQ şart. Özellikle tizlerin diğer öğelere göre konumlamasını ve ayrımını iyi bulsam da, tizlerin yakından gelmesi yorucu olabiliyor.
Çözünürlük olarak mid çözünürlüğü düşükken, bass ve tiz çözünürlüğünü iyi buldum. Bassların dokusu ise eksik, onun da sebebi bahsettiğim içi boş bass sunumu. Tizler en çözünürlüklü bölüm ve bu açıdan başarılı bir IEM.
Sahneye gelirsek, Angie’ye karşı darbe yediği belki de en büyük kısım burası oluyor. Ancak incelemenin başından beri belirttiğim gibi türe bağlı. Metal müzikte kim napsın sahneyi diyen birisi için ne önemi var? Sonuçta Rosie metal ve rock türevleri için gereken pek çok şeye sahip. Ancak iş sahne isteyen türlere geldiği zaman eksik kalıyor. En zayıf kaldığı kısım derinlik bence. Genişlik olarak büyük bir eksiği yok, her ne kadar öyle çok geniş diyebileceğim bir sunum olmasa da. Fakat derinlik zayıf ve size çok yakın çalan bir IEM. Yani grupla birlikte çalıyormuş, veya en ön sırada dinliyormuş hissi yaşamanız olası.
Tonlama açısından yukarda bahsettim. Mid tonlaması fena değil. Bassı kısık kullandığınızda, birazcık da midbassı EQ ile kıstığınızda midlerin tonlamaları başarılı ve keyif verici. Ama işte biraz midbassı yüksek kayıt gelince yine sıkıntı oluyor. Kayıt kalitesi her zamanki gibi önemli. Tizlerin alt bölümünde, ve üst midlerin bir kısmında tonlama ince kaçıyor. Midler de ince çalsaydı bu durum sırıtmazdı ama dediğim gibi midleri Angie’ye benziyor tonal açıdan. O yüzden tonal denge sapıtabiliyor özellikle de bu durumu öne çıkaran parçalarda.
Enstruman ayrımı noktasında, birbirlerine yakın çalsalar da ayrımları fena değil. Yalnızca vokal bana yeterince ayrık gelmiyor Angie’den sonra.
Kulaklığın kaynak seçtiğini söylemiştim. ZX2′de bahsettiğim tüm problemler daha belirginken, HM901S, belki de ses sunumu sebebiyle değil de daha üst düzey bir DAP olmasından dolayı problemleri daha az gösterdi. Yine de yok edemiyor tabi. Sadece daha sıkıntısız veriyor kulaklığın sesini.
Rosie biraz güç isteyen bir IEM. Taşınabilir amfilerden fayda sağlayacağını düşünüyorum. ZX2 ile yarıdan sonrasına geçmek durumunda kaldım.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Rosie’den beklentilerim daha büyüktü. Tüm Siren serisini dinlemiş biri olarak bu yeni modelin ortaya ne koyacağını herkes gibi ben de merakla bekliyordum. Metal ve benzeri müzikleri dinleyenlerin çok memnun kalacağı, elektronik dinleyenlerin, bassı çok iyi vuramasa da enerjik yapısından dolayı sevebileceği (ben elektronikle beğendim), geri kalanların ise burun kıvırabileceği bir IEM.
İncelemedeki eleştirilerimin genel olarak 1000 dolarlık fiyatından dolayı olduğunu belirteyim.
Bu fiyatlarda bence örneğin UM Maverick tizler haricinde daha başarılı bir IEM. Hem bass hem mid açısından daha başarılı buldum. Alt tizlerde onda da fazlalık mevcuttu fakat o midleri böyle kalın verip bir ters sunum yaratmıyordu. Midleri çok daha enerjik olmakla birlikte, bassı inanılmaz kaliteli bir IEM. Tabi metalle Rosie kadar uymayabilir orası ayrı.
Öte yandan 1000 dolar için ben ilk versiyon Angie'yi daha çok tavsiye ediyorum. İkinci elde 750′ye kadar düştü. Ek olarak yeni kablodan da alınabilir Moon’dan. Böylece hem kasası daha premium bir Angie olur, hem de kabloyu yeni versiyon takmış olursunuz, hem de genel açıdan daha az seçici ve daha iyi bir IEM’iniz olur.
Orta seviyelerden gelenler Rosie’yi tercih edebilirler rahatlıkla. İnceleme yanlış anlaşılmamalı. 1000 dolar ve üzeri kulaklıklara göre kıyasladığım için kötü olduğu anlamı çıkmasın. Bir SM64'ten veya Velvet'tan, veya ne bileyim SE535'ten filan kötü olacak hali yok. Ama bence fiyat 800 filan olsaydı daha kabul edilebilir olurdu benim açımdan.
Ek olarak, bu kısa süreli bir izlenimdir. Elinde Rosie olan, kullanmış arkadaşlar var, onlar da inceleme yazarsa memnuniyetle okurum. Zaten her zaman söylüyorum, birden fazla kişinin bir şeyler yazması çok daha faydalı olacaktır. Benim de hatalı olduğum noktalar varsa düzeltmiş olurum. Ama şu ana kadar duyduklarım bu şekilde.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Kısa süre içerisinde başka izlenimler de gelecek.
Okuyan herkese çok teşekkürler…