Tekrar merhabalar.
Sıradaki izlenimleri, bir Japon harikası olan Fitear Togo 334 hakkında yazmaya karar verdim.
Fitear, Tokyo’da bir atölye içerisinde sınırlı üretim yapan, butik bir firma. Custom monitörlerle işe başlayan Suyama-San, daha sonra ilk Universal model olarak bu kulaklığı seçmişti.
Tabi temin etmekteki zorluklar, ve fiyat sebebiyle Türkiye’de kaç tane var bilmiyorum. Ama bu özel kulaklığı dinleme şansına eriştiğim için memnunum.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Bildiğim kadarıyla 2010 yılında piyasaya çıkan TG334, dizayn olarak pek bir esprisi olmamasına rağmen, siyah rengi ve değişik 2 pin konnektörleriyle özel bir görünüm sergiliyor. Herhangi bir şekilde dikkat çekici hiçbir tarafı yok, ancak sade bir güzelliği olduğu söylenebilir.
Kulaklığın malzeme kalitesi, bugüne kadar denediğim ya da kullandığım IEM’ler arasında muhtemelen en iyisi. Kasadaki ve diğer kısımlarda kullanılan malzeme ve işçilik kusursuz. İnanılmaz sağlam bir hissiyat bırakan TG334′ün kasası Custom gibi akrilik malzemeden yapılmış. Konnektörler standart 2-pin değil, bunun yerine Sennheiser HD650′de gördüğümüz tarzda konnektörler var, ve bunlar da hayat boyu gidebilecek bir izlenim bırakıyor. Yapı kalitesi olarak en takdire şayan bulduğum IEM oldu. Nozzle’ın iç kısmının da titanyumdan üretildiğini söyleyeyim.
Kablosu yine acayip kaliteli üretilmiş. Tanınmış kablo üreticilerinin önemli paralar verip alabildiğiniz Custom kabloları gibi bir havası var. Fakat biraz sert bir kablo ve biraz mikrofonik etki var. Kablonun çok fazla karışmadığını da yine bir artı olarak belirteyim. Jak da yine çok çok kaliteli.
Kısacası yapı kalitesi olarak TG334 baştan aşağı inanılmaz bir işçilik.
Konnektör kısmı yıllar sonra Earwerkz (Empire Ears) gibi üreticilerin yaptığı gibi kulaklığın dış kısmına monte edilmiş. Bunu yıllar evvel düşünmüş olması, konnektör seçimi, renkli noktaları hem kablonun ucuna hem de kulaklığa işlemiş olması gerçekten önemli detaylar. İlk çıkışına kadar üzerinde çok emek olduğu belli oluyor.
Memory Wire kısmı güzel ve çok sert değil. Fiti etkilemiyor başka kulaklıklar gibi.
Fit olarak fena bulmadım. Küçük kulaklara olmaz ve sürekli bir kulaktan dışarı doğru ilerleme durumu var. Uzun dinlemelerde ortaya çıkıyor bu durum. Süre uzadıkça rahatsız edici olmaya başlayabiliyor. Doğru ucu bulunca iyi bir tutunma ve izolasyon yakalanıyor. Yine de kulaklığın biraz değişik yapısından dolayı fite çok iyi demem zor. Herkese olmayabilir.
——————————————————————————————————————————————————————————–

SES İZLENİMLERİ
TG334, üst başlıktaki şahsına münhasır durumunu ses başarımında da sürdürüyor.
TG334, MH334 isimli Custom modelin Universal olarak yapılmış hali. Çıktığı dönemde çok az sayıdaki 4 sürücülü kulaklıktan bir tanesiydi.
Bu çok acayip IEM’in insanda diğerlerinden çok farklı bir tat bıraktığını, hepsinden değişik bir tuning’e sahip olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
FitEar Togo 334, transparan, doğal, yumuşak, geniş ve mid frekans konusunda deli saçması derecede iyi olan bir IEM.
Frekansları genel olarak dengeli dağıtılmış, ama fokusun midlerde olduğu bir IEM olduğunu söyleyebilirim.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Alt frekanslar kulaklığın fiyatı açısından çok kötü ve yetersiz. Bu fiyatı asla karşılamayan bass sunumu çok yavaş, yeterince sıkı değil ve özellikle hızlı, kaliteli altlar isteyen türlerde işi batıran bir sunuma sahip. Altların yoğunlaştığı parçalarda etrafa saçılması da bir başka hayal kırıklığı bu fiyat için. Bunların haricinde bass bölümünün mid kısmına bulaşmaması, ayrıca vuruşların armatür gibi değil de daha çok dinamikler gibi daha havadar ve şiddetli olması bahsedilebilecek artıları. Bunlara karşın böyle bir fiyat için, özellikle sıkılık anlamında çok daha iyisi olmalıymış. Pek hız ve miktar istemeyen türlerde ise bassların çok bir eksiği yok. Altlara inmesi fena değil, gayet doğal şekilde eşlik ediyorlar.
Miktar olarak basslar dinamik bir kulaklık izlenimi yaratıyor. Çok fazla diyemem ama az da diyemem basslar için. Dediğim gibi övülecek tarafı havadar bir his verebilmesi ve diğer kısımlara bulaşmaması. Özellikle midbass olarak kulaklık fena değil. Enstrumanların alt tonlamaları genel olarak güzel. Zaten biraz midlere kayınca neler olduğunu görmek çok acayip.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Geçelim sihirli bölüme. Mid frekanslar bu kulaklığın en güçlü bölümü ve bence K10′dan bile iyi olduğuna göre burada Universal olarak dünyanın en iyi mid sunumundan bahsediyor olabiliriz.
Midler inanılmaz gerçekçi ve canlı bir şekilde kulağa iletiliyor. Bu seviyede bir canlılık ve gerçekçiliği bırakın, buna yakın bir mid başarımını bile bulmak zorken, kulaklık burada büyük bir fark yaratmış oluyor. K10 ile birlikte dinlediğim en iyi midlere sahip olan kulaklık, bence sahip olduğu akıl almaz gerçekçilikle K10′un bir tık ötesine de geçmiş oluyor.
Vokaller çok çok temiz ve “yanınızdaymışçasına” kelimesini sonuna kadar karşılayan belki de tek IEM. Enstrumanlar ise tonlama açısından muhteşem. Diyecek tek bir kelime bile yok açıkçası. Midler açısından eleştirilmeye kapalı olan tek IEM belki de. En ufak bir yerinden tutup da “şurası pek olmamış” diyebileceğiniz tek bir unsur yok. Bu kulaklık, en azından benim tecrübe ettiklerim arasında kesinlike “nihai mid canavarı”.
Tonlama olarak tam olması gerektiği gibi doğal olduğunu düşünüyorum. Gereksiz incelmeler ve kalınlaşmalar yok. Üst mid kontrolü şahane, çözünürlük ve netlik de yine harika midlerde.
Mid konusunda sürekli bir iddia içinde olan Shure kulaklıkları bile solda sıfır bırakır FitEar. İnsanın ağzı açık kalıyor. Mid odaklı müzik dinleyenlerin, özellikle de jazz vokal dinleyenlerin alabileceği daha üstün mid sunacak bir kulaklık göremiyorum açıkçası. Gitar konusunda mesela Grado bile önünde eğilebilir. O derece iyi de bir enstruman ve özellikle gitar sunumu var.
Açıkçası midler hakkında daha neler söyleyebilirim bilmiyorum. Bu kadar işte…
——————————————————————————————————————————————————————————–
Tizler de FitEar’ın iyi bulduğum bir noktası. Uzama konusunda örneğin bir K10 çok daha iyi olsa da, dengeli çalması açısından tizlere biçilen rol isabetli olmuş. Yumuşak tizleri var FitEar’ın. Çok çok detaylı olamıyor, veya dediğim gibi K10′daki kadar harika bir uzama ve çözünürlük hissiyatı yok, fakat miktar ve tonlama açısından kulaklığın dengesini çok iyi koruyarak meseleyi abartmıyorlar. Konumlama olarak da kulaklığın geniş yapısını iyi yansıtan, gösteren yerlerden seslendiklerini söyleyebilirim. Kısık seslerde de iyi detaylar alınabiliyor. Oldukça da stabil olan tizlerin kontrolü başarılı. Tını olarak yapay bir his bırakmaması da olumlu. Sadece o K10′da hissedilen havadarlık durumuna FitEar’da pek rastlanmıyor. Genel olarak tiz ve etrafındaki frekanslardan seslenen öğeler size oldukça doğal ve zengin bir sunum yaparken, havadarlık ve uzama konusunda K10′un bir tık gerisinde kalıyor. Ben üstler konusunda pek çok IEM’den daha iyi buldum FitEar’ı.
Kulaklık kısacası mid ve tizlerde çok başarılı ve dengeliyken, altların sunumu genel olarak yanlış ve kulaklıkta teknik bir problem olduğunu düşündürüyor. Altlarda daha çok sub tarafa yönelen kulaklıkta bass çok yavaş ve dağınık davranışlar sergileyebiliyor. EQ ile subbass kısmından biraz kurtulup çok daha iyi ve doğru hissettiren bir sunum almak mümkün oluyor. Neyse ki basss bölümü diğer frekanslara sıçramıyor ve özellikle yavaş müziklerde bir sıkıntı yaratmıyor.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Çözünürlük noktasında kulaklık iyi. Muhteşem diyemesem de büyük bir eksliklik hissedilmiyor. Altlar hariç. Altlardaki sıkıntı altların çözünürlüğünü de kötü anlamda etkiliyor çünkü. Genel çözünürlük seviyesi özellikle midlerde ve daha sonra tizlerde çok iyi diyebilirim. Ama inanılmaz değil dediğim gibi.
Ayrım konusunda başarılı buldum. Arka plan yeterince koyu ve enstrumanların yerlerini bulmak da rahat olduğundan, konumlama konusunda da iyi olduğunu söylemek mümkün. Bu hususlarda, eski bir kulaklık olmasına karşın halen üst seviyelere yakın diyebilirim.
Sahnedeki genişlik gerçekten tatmin edici. Derinlik de bence ideal bir noktada. Sahne konusunda dinleyiciyi memnun edecek bir IEM. Tahminimce çıktığı zaman en iyi sahneli IEM de buydu herhalde. Başka hatırlamadığım bir kulaklık yoksa. Sahnenin ve enstrumanların öne çıktığı türlerde, muhteşem midleriyle birlikte dinlemeler epey keyif verici oluyor.
Kulaklık çok çok kolay sürülmekle beraber, kaynak konusunda çok seçici davranıyor çünkü en ufak bir dipses varsa kesinlikle duyuyorsunuz. İnanılmaz hassas bir IEM olmuş. Özellikle düşük seslerde dinleme yapanlar, dipsesi olan kaynaklarda sorun yaşayacaklardır. ZX2′de bile daha önce duymadığım çok ufak bir dipsesi bana duyurdu (ekran açıkken oluyor).
——————————————————————————————————————————————————————————–
Kendine has bir büyüsü olan TG334, açıkçası dinlediğim için şanslı hissettiğim kulaklıklardan bir tanesi. Bu kulaklığı dinlemeden hiç kimse bir IEM için “midler muhteşem” tabirini kullanmasa iyi olur. Tabi Spiral SE5 ve K10′u biraz istisna tutabiliriz burada.
Yapı kalitesi açısından inanılmaz bir boyutta olan TG334, çok uzun yıllar kullanılabilir. Bunun mümkün olması için de zaten jakından memory wire’ına, nozzle’dan konnektörlere kadar her şeyine titizlikle eğilinmiş, emek verilmiş bir kulaklık olduğu belli.
Ses olarak duyduğum en iyi midlere sahip olan kulaklık bass konusunda üzerken, tizlerde memnun edici bir sunuma sahip. Genel denge olarak da oldukça başarılı gördüğüm FitEar, takdir ettiğim bir IEM ortaya çıkarmış. Eğlenceli ve keyif vermeye odaklanmış, amacı pek monitörleme olmayan bir kulaklık.
Şu anda halen üretiliyor öğrendiğim kadarıyla. Ancak şu anki piyasada hala bu parayı eder mi orası biraz muamma. Açıkçası yüklü fiyatını çılgın malzeme kalitesi ve çılgın midlerinden alan bir kulaklık. Bu sebepten de, eğer “konu para değil” şeklinde bir imkanım olsaydı ben kesin bir tane edinmeye çalışırdım.
——————————————————————————————————————————————————————————–
Okuyan herkese bir kez daha teşekkürler ve iyi bayramlar…