Bakır, gümüş, altın, paladyum, grafen, tinsel… Hangi IEM kablosu, neden tercih edilmelidir?
Ne kadar geriye gidebiliriz ki? Tarih, 1901’lere uzanan öngörülerin 1930’lu yıllarda yerini “Kulak, müzikal olan her şeyde son hakemdir” gibi öznelliğe, 1970’lerin ortalarında ise “lamba kablolarının uzunluk etkileri” tavsiyeleri ile ilk uyanışa tanıklık ederken, 1974 yılı Japonya Akita Üniversitesi’nde “bir hoparlör/amplifikatör ara yüzünün ses kalitesinin tel veya kablodan etkilenebileceği” iddiası barındıran birkaç makalenin yayınlanması ile kalay kaplı bakır kablolar eleştirilmiş, kablolar arası farklılıklar dinleme testleri sonuçlarının yayınlanmasıyla da iddialar pratiğe dökülmüştü. Akabindeki yıllarda gelişimin hızını kimi zaman maddi koşullar belirlerken, aydınlatma sistemlerinin sebep olduğu gürültü etkileri gibi kitlesel ihtiyaçlar bir sonraki adımın da mimarisinin temelini oluşturacaktı. Üretilen çözümlerin genel ses karakterini etkilemesi, nötr sesin arayışıyla, aslında örgülü kabloların da mimarisinin yine 1970’li yıllara uzanmasını sağlayan etkiydi. El ile örülen kablolar yerini örgü makinelerine bıraktığı yıllardan, 1980’lere; AudioQuest, günümüzün tercihlerinden olan 6N saflıkta bakır kabloları tanıtırken Bruce Brisson adındaki meraklı odyofil, aynı yıllarda farklı materyallere sahip türlerden kabloların bir araya getirildiği ses kablosu fikrini uygulamaya başlamıştı bile. 1986 yılında Profesör Atsumi Ohno’nun Ohno Sürekli Döküm(OCC) tek kristalli bakır buluşuna tanıklık etmiş, 1987’ler saflaştırılan materyallerin ticari ölçekli üretimi için ihtiyaçlar üzerine uygulamalarda başarı elde edilmişti.

Ses ve video yükseltme kablolarına yönelik 1990’lı yıllar, en çok talep ve yaygınlığın görüldüğü yıllar olarak kabul edilir. Talep veyahut farklı koşullarda karşılaşılan problemlere yönelik çözüm arayışı, ihtiyaçları doğursa da, nötr sesi elde etme odağı aslında, merak etkisini de dahil ettiğimizde günümüzdeki odyofillerin sıcak, soğuk veya ılık benzeri eğilimler gibi, farklı terimlerle ifade ettiği bir çok duyulabilen/fark edilebilen etkinin varlığını açığa çıkardığı söylenebilir. Bulunduğumuz noktayı da kapsayan sürecin tamamı, elde edilen gelişimin 1997 yılındaki yüksek kalitede video sesi aktarım teknolojilerine etkisine benzer, pek çok alanda pozitif yönlü gelişiminden bahsedebileceğimiz çokça teknolojik adımın varlığından söz edebileceğimiz gibi, üretim teknolojisi, materyal çeşitliliği, doğruluk/güvenilirlik veya duyumun/farkındalığın birçok farklı terimlerle ifade edilmesi gibi karmaşıklığa sebep olduğu da rahatça söylenebilir. Çözüme yönelik üretilen bilgi ve birikimin duyum/farkındalık kişiselliğinin deneyim veyahut tecrübe gibi bir diğer ek faktörlerin etkisinde olması yada maddi çıkarlar gözetilerek üreticilerin veya kitlelere hitap eden kişi/kurumların etkisinde olması gibi ortaya çıkan karmaşıklığı, uzunluğun bir etki çeşitliliği olması sebebiyle IEM ses kabloları ile sınırlandırarak, ifade türünü anlaşılabilirliğin kolay olduğu seviyede tutup, sıklıkla sorulan/merak edilen sorulara yönelik cevap niteliğinde maddeler halinde özetleyemeye çalışalım.
1.Bir IEM ses kablosunda materyal tercihi yapma ihtiyacının temel sebebi nedir?
Özetle;
- Genel ses rengi/tonu gibi, elde etmek istenilen ve birçok terim ile ifade edilen duyum/tercih/farkındalığa yönelik etki eden faktörlerden biri olması,
- Daha az direnç ile daha fazla iletkenlik gibi, veri/paket/ses kaybının önüne geçilebilmesini sağlayan faktörlerden biri olması,
- Sürtünme, ağırlık veyahut elastik gibi, kullanım koşullarını etkileyebilecek bir diğer etkiye sahip olmasıdır.
2. IEM kablo kalitesinin ses üzerinde ki pozitif etkilerine yönelik tartışmaların devam etmesinin sebebi nedir?
Bu durum aslında genel ses kablolarına yönelik bir tartışmadır. Pozitif etkisini savunanlar cilt etkisi gibi teorik argümanlar ileriye sürerken, eleştiriler de çeşitli test ve iddialar ile temellendirilir ve yüksek kalitedeki ses kablolarının pazarlama politikası olduğunu iddia ederler. Aslında, her iki tarafında “tel direncinin tüm devrenin %5′ini geçmemesi gerektiği” ortak görüşü, bizlere ses kablolarındaki etkinin varlığını gösterir niteliktedir. Ortak görüş olan yüzdenin karşılandığı noktadan itibaren kazanç olarak hiçbir farklılığının olmayacağına yönelik makaleler bulunsa da, “Kulak, müzikal olan her şeyde son hakemdir” düşüncesine atfen, renklendirmenin, genel sahnelemenin veyahut herhangi enstrüman ile vokal arasındaki mesafe gibi, çeşitli terimlerle ifade edilen ve duyumunun sağlandığı yönünde ortak görüşün olduğu bir çok müzikal etkinin frekans tabloları da dahil olmak üzere teorik olarak belirtilememesi, meraklı odyofillerin mevcut tartışmaların pozitif etkisini savunan tarafında olmasını sağlamaya devam ettirecektir. Bu noktadan sonra, bir IEM kablosunda “tel direncinin tüm devrenin %5′ini geçmemesi gerektiği” ortak görüşünü bir standart olarak kabul etsek de sınırlayıcılığını/bağlayıcılığını sorgulayarak iletkenliğin önündeki direnç etkisini mümkün olduğunca minimize etmek, “bir araya getirilmesi ile ortaya çıkan etki” düşüncesinin savunulmasıyla da çeşitli materyal veyahut metal karışımlara karşı töleranslı olarak duyum gibi farkındalık etkileri üzerinden de ses ekipmanlarının incelenmesindeki ısrarcı tavrın devam etmesi gerekir.
3.Üreticilerin IEM ses kablolarında sıklıkla tercih ettikleri bakır, gümüş, altın, paladyum, grafen ve tinsel gibi metallerin bilinen ve öngörülebilir etkileri var mıdır?
IEM ses kablolarında iletkenlik, veri/paket/ses kaybının önüne geçilebilmesini sağlayan, akabinde daha fazla çözünürlük ve mikro detayın monitörlere iletilmesinde etkileyici faktörlerden biridir ve istisnai olan Czochralski tek kristalli bakır kablo dışında en iyi iletken gümüştür. Doğru orantıyla gümüş kabloların daha fazla çözünürlük ve mikro detay elde edilebilmesini olağan kıldığı düşünülebilse de, bu durum genel karakterindeki renksiz olma eğilimi ile desteklenir. Genel renk tonunun daha doğru/doğal/serin üretilmesini amaçlayan odyofiller için öncelikli tercih olsa da sesi inceltebilmesi ve parlaklığı artırma eğiliminde olması gibi etkileri de barındırır. Sesin incelmesi, gövde/kalınlık kayıpları tercihen olumlu karşılanabilir olsa da, bas olarak genelleyebileceğimiz düşük frekans aralığında incelmelere sebep olabileceği gibi, gövde ve kalınlığa yönelik incelmeler dokuların duyumunu kulaktan uzaklaştırabilir. Bu tür kablolar sıcaklık ve kalınlığı fazla olduğu düşünülen IEM’lerde genel ses karakterinin biraz daha inceltilmesi gibi amaçlarla da tercih edildiği de görülür. Gümüş kablolar ayrıca, parlak ses imzasına sahip IEM’lerde kabul edilebilir eşik sınırlarını zorlayacak seviyelerde parlaklığı artırabilme eğiliminde olabileceği için sahip olunan/satın alınan IEM’in genel karakteristik özellikleri göz önünde bulundurularak tercih edilmelidir.
Tıpkı bakır kablolarda olduğu gibi, saflık değeri yüksek gümüş kablolarda da iletkenliği artırmak için çeşitli üretim metodları geliştirilerek yüksek iletkenlik elde edilmeye çalışılmaktadır. Gümüş IEM kablolarına yönelik her ne kadar çeşitli pazarlama politikaları ve süslü ibareler ile saflık ve üretim iddiaları ile karşılaşsak da, Greg Hovsepian’ın saflık iddialarına yönelik seçici olmamız gerektiği yönündeki uyarısının dikkate alınmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Kendisi ABD’de 1992 yılından itibaren kablo üreten DH Labs Silver Sonic markasını temsilen kaygılarımıza yönelik yönelttiğimiz soruları yanıtladı;
-Merhaba, benim ismim Hami KELES, Türkiye’de ikamet ediyorum. Türkiye’deki müzikseverlerin öncelikli buluşma noktalarından biri olan hifi-tr.com web sitesinde merakımızı uyandıran birkaç durum hakkında sizlerle fikir alışverişinde bulunmak için iletişim kurmak istedim.
Greg, gümüş metaline yönelik saflaştırma çalışmaları sonucunda elde edilen aşamalı sonuçları, nikel-gümüş, sterlin-gümüş ve ince-gümüş gibi isimlendirerek kategorize etti ve sterlin-gümüş ile ince-gümüşün genellikle tercih edildiğini söyledi. Burada ilgi çekici olan ise, sona sakladığı hight-fine gümüş’tü.
-Greg: Bu genellikle yalnızca ABD’deki kaynaklardan özel sipariş ürünü olarak mevcuttur ve daha da yüksek iletkenlik sunar.
Bahsettiği ürün 6N saflığında ve iddiasına göre Amerika’dan özel sipariş ile elde edilebilmektedir. Bu noktada odyofiller, 6N saflığından bahseden birçok IEM kablosu satıcıları ile iletişime geçerek bu bilgiyi paylaşabilir ve satışta olan yüksek saflık iddiasındaki gümüş kablonun doğruluğunu sorgulayabilir. Ayrıca kabloyu elde etmek için de DH Labs Silver Sonic web sayfası üzerinden Greg ile iletişime geçebilirler.
Metaller arasındaki çözünürlük ve mikro detay için etkili faktörlerden biri olan iletkenliğe yönelik yüzdeli değerlerin sıralanacağını not düşerek, istisnai olan Czochralski olarak isimlendirilen yöntem ile elde edilen tek kristalli bakır kablo dışındaki teknikler ile üretilen bakır kablolar, elde edilen sonuçlara bağlı olarak gümüş kablolara oranla çeşitli yüzdelerle ifade edilecek şekilde iletkenliğe karşı daha fazla dirence sahiptir. Bakır metalinde gümüşte olduğu gibi direnci düşürerek iletkenliği artırmak amacıyla saflaştırmaya yönelik birçok metot uygulanmaktadır. Öngörülebilir genel tanı, karakteristik olarak bakır kablolar gümüş kablolarla karşılaştırıldığında doğru/doğal/serin genel renk tonuna karşı sıcak, sıcak eğilimli veya harmonik gibi renklendirilmiş eğilim etkisi gösterdiği yönündedir. Bu etki, çeşitli yüzdelerle ifade edilebilecek miktarlarda sesi kalınlaştırması, enstrüman ve vokallerdeki gövde/dolgunluk hissiyatını artırmasının yanı sıra bas olarak genelleyebileceğimiz düşük frekans aralığına da benzer şekilde kalınlık ve gövde kazandırılması etkisi gösterebilir. Metalin karakteristik desteği ile kalınlık ve gövde etkisi elde edilebildiğinde, aynı zamanda herhangi bir vokal veyahut enstrümandan elde edilecek doku duyumunu kulağa yakınlaştıracağı gerçeği göz ardı edilemeyecek pozitif yönlerinden biridir. Bakır kablolar ayrıca ince ve parlak olduğu düşünülen IEM’lerde genel ses karakterinin biraz daha kalınlaştırılıp gövde kazandırılması gibi amaçlarla da tercih edilebilirler. Bakır kablolar ayrıca, kalın tını ve sıcak ses rengi tonlamasına sahip IEM’lerde kabul edilebilir eşik sınırlarını zorlayacak seviyelere kadar kalınlığı ve sıcaklığı artırabilme eğiliminde olabilmeleri sebebiyle de sahip olunan/satın alınan IEM’in genel karakteristik özellikleri göz önünde bulundurularak tercih edilmelidir.
Bakır kabloların genel karakteristik etkilerine yönelik öngörülebilen/bilinen etkilerinin dışında Greg, konuşmamızda paylaştığı oldukça ilgi çekici bir detayı da eklemek istiyorum. Ses sinyalinin aktarımındaki iletkenlikte bakır kablonun yapısındaki düşük “grain” ihtiyacının önemli olduğunu ve Ohno metodunda bu değerin 1500 ile ifade edildiğini söyleyerek;
-Greg: Sahip olduğumuz tek kristal OFHCC (Uzun Taneli) bakır kabloda bu malzemeden metre başına 40 tane var ve bu iletkenliğini Ohno’ya oranla daha da artırır. Kablolarımız renksiz sinyal iletimi için idealdir.
Tek kristal OFHCC metodu IEM kablolarında kullanılan bakır iletkenlerde karşılaştığımız bir üretim yöntemi değil. Belki de henüz üreticilerin dikkatini çekmemiş veyahut çeşitli saflaştırma metotlarıyla yada karışım/alaşımlarla telafi edilebileceği düşünülerek gerekli görülmemiş olabilir. Asıl dikkat çeken ise, bakır kabloların genel karakteristik etkilerine yönelik renksizleştirerek öngörülebilen/bilinen etkilerinden arındırılacak şekilde saflaştırıldığı iddiasıdır. Bu doğruysa, odyofiller tek kristal OFHCC metodu ile üretilen bakır iletkenlerle bir noktada karşılaşarak deneyimlemek isteyeceklerdir.

IEM ses kablolarındaki tinsel iletkenler ise materyal olarak aslen bakırdır. Bakıra dâhil ettikleri en belirgin özellikleri ise esnek olmaları sebebiyle metal yorulmalara karşı dayanıklı olmalarıdır. Bu kabloların başlıca dezavantajının lehimleme noktalarından kırılma eğilimi olduğu söylenebilir ve genel olarak bakır ile benzer karakterde eğilim gösterirler.
Tercih edilen metallerde bir sonraki durağımız olan altın, IEM ses kablolarındaki altın iletkenlerin aslen genel ses karakterine yönelik bilinen pozitif etkisi yoktur. Bunun tersine gümüş ve bakıra oranla daha yüksek dirence sahip olması sebebiyle kullanıldığı taktirde iletkenliği düşürürler. İletkenlik kaybı teorik olarak, yüksek saflıkta Ohno(OCC) tek kristalli bakır kablo ile karşılaştırıldığında ortalama %20 ile %25 gibi marjinal değerlere sahip olduğu görülür.
Piyasada halen sadece ibare olarak da olsa IEM kablosu olarak varlığını sürdürmesi üzerine bakır kaplı (CCA) alüminyum kabloyu da kullanıcıları bilgilendirmek amacıyla ekleyelim. Üretim amacı ses kablolarında bakırın maliyetini azaltmak olan söz konusu alaşım, alüminyumun iletkenlik direnci yüksekliğinin bakır kablo ile telafi edilmeye çalışıldığı karışımdır. Bakır kaplamanın inceliği sebebiyle kolay kırılganlığı ve saf bakırın sahip olduğu iletkenlik direncine eşdeğer şekilde dengelenebilmesi için yüksek kablo kalınlıklarına ihtiyaç duyması sebebiyle geliştirilmeden IEM kablosu olarak tavsiye edilmesi zor gibi duruyor. Yüksek AWG değerinin (ör:16AWG) İEM kablosunu ciddi anlamda kalınlaştıracağı gerçeği, piyasadaki CCA İEM kablolarının ise bunun tam aksine, tahminen ortalama 24 veya daha yüksek AWG (bilgi teyit edilemediği için gözleme dayalı) değerlerine sahip olmalarından kaynaklı saf bakıra oranla daha yüksek iletkenlik direncine sahip olacaklardır. Eğer ki iletkenlik direnci saf bakır ile eşdeğer hale getirileceği kablo kalınlığı sağlanırsa, iletkenlik açısından bir sonraki başlıkta paylaşacağımız listede bir basamak yukarıda, altından daha iyi bir iletken olabileceği düşünülebilir. Bakır kaplamanın Ohno(OCC) medotu ile elde edildiği örneklerin varlığı da göz önüne alındığında, altına oranla daha fazla iletken ve çok daha fazla düşük maliyetli kablo elde edilebilirliği de öngörülebilir. Yine de yüksek saflıktaki Ohno(OCC) ile üretilen bakırın IEM kablolarında sıklıkla kullanılmasına dayalı kullanıcı tarafında kolayca erişilebilir olması ve buna eşdeğer iletkenlik için daha kalın kablo ile direncin düşülmesi ihtiyacı da eklendiğinde bütün bu saflaştırmalara rağmen bir IEM kablosu olarak tavsiye edilmesi oldukça güç. CCA’nın en iyi kullanım alanı, bir IEM kablosuna oranla çok daha fazla uzun ses kablosu kullanılması gerektiği alanlarda maliyeti düşürmek odaklı olmalıdır.
IEM ses kablolarında bir diğer tercih edilen metal olan paladyumdaki karakteristik etkiler, teorik olarak izah edilebilen bakır ve gümüşe kıyasla daha çok duyum gibi deneyim veyahut tecrübenin etkisi ile pratik olarak izah edilir. Çünkü paladyum, gümüş ile karşılaştırıldığında 6,6 kat daha fazla iletken direncine sahiptir. Beyaz altın elde edilmesinde kullanılan ve kıymetli metaller sınıfında olan paladyumun maliyeti de doğal olarak yüksektir. Henüz seri üretimi olmasa da, Czochralski tek kristalli bakır kablo’dan önce, gümüşün ses iletkenliğindeki liderliğine göz diken paladyumun genel karakteristik etkileri renklendirilme ve harmoniklerle izah edilir. Deneyimleyen odyofillerin öne çıkardıkları pozitif yönlü en belirgin etkisi geniş sahneleme hissini desteklediği yönündedir. Parlaklık ve kalınlık söz konusu olduğunda tarafsızlığı belirtilir ve genel düşük frekans aralığını gövde kayıplarına uğratması da zayıflığı olarak görülmekte. Esnek olmayan materyal, sıklıkla esnetilmesi veya tekrar tekrar çıkartılıp takılması halinde çatlama ve kırılma eğiliminde olmasıyla, bir IEM kablosunda paladyumun kullanılmasının hızla metal yorulma dezavantajını telafi edecek çeşitli üretim tekniklerine ihtiyaç duyacağı da oldukça açık.
Gümüşten daha iletken olduğu söylentileri grafenin ses ekipmanları için cazip bir tercih olabileceği düşüncesini doğursa da, iletkenliğine yönelik bilgiler sadece söylentiler ile sınırlı. Bu durumu destekleyici argümanlardan biri gümüşe oranla parçacıklarının daha küçük olmasıdır. Odyofillerin ilgisini çektikten sonra pratikte fikir edinebilmemizi sağlayan grafen kabloların öne çıkarılan pozitif yönlü belirgin etkileri ise paladyuma benzer şekilde doğal tonlama ve sahneleme üzerine. Grafen, üretimindeki halen var olan zorluklar sebebiyle bir şeye nasıl grafen olduğu söylenmesini dahi zorlaştıracak, emekleme dönemindedir ve teknolojinin zamana ihtiyacı olduğu da aşikar. Bu sebepten eksik veyahut keskin herhangi bir eğiliminden bahsetmek oldukça güç. Bir çok farklı metalin bir arada karışım olarak kullanıldığı mix kablolar da grafenin de tercih edildiğini/kullanıldığını görsek de, üretim ve uygulamalarına yönelik herhangi bir bilgi veyahut standardının dahi olmaması bir adım daha ileriye gidebilmemizin önündeki en büyük engel. Şu an tıpkı çoğunlukla paladyumun IEM kablolarında kullanılma şekli gibi, karışım olan mix kablolarda, “bir araya getirilmeleri ile ortaya çıkan etki” üzerinden yorumlanabilecek düzeydedir. Standartların olmaması sebebiyle de, duyum gibi elde edilerek ifade edilen etki bir diğer grafen kablo için bağlayıcı olmayacaktır. Yine de karışım olan mix kablolarda yeni harmonik ve heyecanları ortaya çıkartacağı kesin.
Yeni başlayan odyofil meraklıları için aslında doğal renk ile sıcak veyahut harmonik gibi renklendirilmiş ses arasındaki temel farklılık cep telefonlarının kameraları üzerinden de örneklendirilebilir. Renk doğruluğu en yüksek kameraya sahip cep telefonu ile çekilen bir fotoğrafı, aynı doğruluk iddiasında olmayan bir diğer cep telefonu ile çekilen fotoğraf ile karşılaştırıldığında beklenmedik şekilde doğruluk iddiası olmayan telefon ile çekilen fotoğraftaki renklerin daha çok hoşunuza gitmesi gibi; telefon olağandan/olması gerekenden daha farklı olsa da ekolayzer etkisi ile, mavi rengi daha bir beğenilecek olan mavi tonuna, yeşil rengi daha beğenilecek olan yeşil tonuna evirmesi gibidir. Sıcaklık veyahut harmonikler ile renklendirilen ses tonlamaları da benzer şekilde daha beğenilmesi yönünde ekolayzer etkisi yaratırlar. Söz konusu renk ve hormonikler enstrüman veya vokallere gövde ve kalınlık kazandırması gibi bir çok etkileri de duyum ile gözlemlenebilir.
Eğerki kör atış yapıyor ve deneyimlemediğiniz bir IEM’i yükseltme kablosu ile satın almak istiyorsanız, iyi bir eşleşme elde edebilmek için kullanıcı deneyimleri ve üretici tavsiye listelerinden faydalanılması ve IEM’den yakılması sonrasında (burn-in) elde edilecek ses karakteri odaklı tercih yapılması gerekmektedir.

4. IEM kablolarında tercih edilen en iyi iletken materyal hangisidir?
Bahsetmeden geçemeyeceğim; garip bir külttür ki, en iyi iletkenin altın olduğu düşüncesi açıkça yanlıştır. Açıklamaya ihtiyaç hissedecek bir sıralama yapılacak olursa, Czochralski yöntemi ile sağlanan tek kristalli bakır gümüşten ortalama %2 daha iyi iletkendir. Fakat bu üretim metodu özeldir ve piyasada yaygın olan tek kristalli (OCC) bakır kablolaların üretim metodu ile ayrıştırılır. Piyasada sıklıkla karşılaşılan tek kristalli bakır, girişteki ses kablolarının tarihi bölümünde bahsettiğimiz Ohno Sürekli Döküm (OCC) metodu ile üretilir. Bu üretim metodu kullanılarak üretilen tek kristalli bakır ise, gümüşten %7 daha az iletkendir. Sıralayacak olursak;
- Yüksek saflıkta Czochralski tek kristalli bakır kablo, (bir alttaki materyalden ortalama %2 daha fazla iletkendir.)
- Yüksek saflıkta gümüş kablo, (bir alttaki materyalden ortalama %4-%7 daha fazla iletkendir.)
- Yüksek saflıkta gümüş/bakır kablo, (bir alttaki materyalden ortalama %3 daha fazla iletkendir.)
- Yüksek saflıkta Ohno (OCC) tek kristalli bakır kablo,
- Lineer kristal oksijensiz (LC-OFC) bakır kablo, (Hitachi markasına patentli, ilginç şekilde Fiio’nun bu materyale sahip kabloları var)
- Oksijensiz (OFC) bakır kablo, (bir alttaki materyalden ortalama %2 daha fazla iletkendir.)
- İşlenmemiş (TPC) bakır kablo, (bir alttaki materyalden ortalama %20 daha fazla iletkendir.)
- Altın kablo,
- Bakır kaplı (CCA) alüminyum kablo, (kaplama bakırın saflığı ve ihtiyaç olan AWG değeri sağlandığında altından daha iletken hale getirilebilir)
- Alüminyum.
Bilinmelidir ki, Ohno OCC ve Czochralski OCC tek kristalli bakır kablolarda, uygulanan üretim/döküm metodu gereği kristal sıklığını kablonun uzunluğu etkiler. Henüz makalenin başında, kabloların materyal çeşitliliği sorunsallarına yönelik cevap niteliğinde özetlemek odağındaki üreteceğimiz içeriği “IEM ses kabloları ile sınırlandırmak” düşüncemizin temelindeki amaç da bu konunun IEM kabloları için önemidir. LC-OFC metre başına 50, Ohno OCC metre başına 0.008 kristale sahiptir. Yukarıdaki sıralamada belirtilen iletkenlik ve yüzdeler kristal sayısı etkisinde ortalama 1m veya 1.2m IEM kablo uzunluğu standartlarında elde edilir. Bu sebepten IEM’ler için tek kristal bakır kablolarda uzunluk standartları olan 1m ve 1.2m boyutlarına uymak oldukça önemlidir.
Anekdot olarak ayrıca saflığı daha fazla geliştirmek için gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların odağında kristaller arasındaki mesafe olduğu da ek olarak söylenebilir. Bknz: “Dar ara bağlantı hatları için en iletken metalin aranması” “https://l24.im/I7l”
Bakır kablolar söz konusu olduğunda odyofillerin güncel tercihlerinden olan yüksek saflıkta Ohno(OCC) tek kristalli bakır’ın üretim/döküm kalitesi de yine sahte ibareler ile manipüle edilebileceği ve genelde bu ürünlerde herhangi sertifikanın satış esnasında belirtilmemesi sebebiyle güvenilir marka ve satıcı tercihi de oldukça önemli olduğu bilinmelidir.
Temelde üç metalin sahip oldukları iletkenliği etkileyen direnç değerleri; gümüş: 1,59 × 10-8 Ω-m bakır: 1,72 × 10-8 Ω-m altın: 2,2 × 10-8 Ω-m şeklinde belirtilir. Listede 3. Sırada olan “Yüksek saflıkta gümüş/bakır kablo” aslında mevcut sıralaması itibari ile kullanıma dayalı çeşitli etkileri sebebiyle tartışmaya açılabilir. %100 iletkenliğe sahip bir bakır kablo gümüş ile kaplandığında toplamda ortalama %103 iletkenlik elde edilebilse de, materyallerin farklı direnç değerlerine sahip olması sebebiyle uzun kullanımlarda rahatsız edici/istenmeyen/beklenmedik ses farklılıklarına sebep olabileceği de tartışılmaktadır. Bu etki sebebiyle birçok bilinen ses ekipmanı üreticisi uzun süreli kullanımı öngörülen ses ekipmanlarında( ev ses sistemleri vb.) gümüş kaplamalı bakır kablo gibi alaşımları tercih etmemekle beraber tavsiye etmiyorlar. Söz konusu durumu IEM üreticilerinin öngörebileceği ve uzun süreli kullanım sonrasında ortaya çıkacak rahatsız edici/istenmeyen/beklenmedik ses farklılıklarını sürücü/sürücü kombinasyonları gibi telafi edebilme ihtimallerinin olduğu da bilinmelidir. Öyle ki, rahatsız edici/istenmeyen/beklenmedik ses farklılıkları IEM’de tercih edilen sürücü kombinasyonlarına göre de farklılıklar gösterebilir. Genel orta ve yüksek (mid,tiz) frekans aralığının tek bir BA ile üretildiği IEM’de uzun kullanımda belirginleşen yüksek parlaklıklar veya yorucu “s” sibilansı artışlarının görülmesi gibi örneklendirilebilir.
Aslında şikayet ve öngörülerin çoğu gümüş kabloların yine öngörülebilir karakteristik etkilerinden biri olan parlaklığa yöneliktir. Greg, bu etkileri sebepleri ile beraber istenmeyen parlaklık artışına karşı üreticilerin önlem alması için kablo üzerinde çeşitli işlemlerin uygulanabileceğini söylüyor.
-Greg: Gümüşe mikroskop altında bakarsanız, bakır gibi pürüzsüz bir yüzey değildir. Gümüşün birçok “vadi zirvesi” vardır. Bu yüzden gümüş bazen parlak olabilir veya tanımladığınız gibi “parlak” olabilir. Bu yüzeyi neredeyse mikroskobik bir seviyede parlatan patentli bir ekstrüzyon işlemi kullanırız. Yani gümüşümüze aynı mikroskop altında bakarsanız, bakır gibi pürüzsüz olacaktır. Bu, tamamen açık ve temiz olan ve uzun dinleme oturumları için ideal olan doğal bir ses sağlar. Bu tellerin yüzeyi, malzemeye herhangi bir “imza” veya parlaklığın silinmesine yardımcı olmak için neredeyse mikroskobik bir seviyede cilalanır.
Gümüş kablolardaki rahatsız edici/istenmeyen/beklenmedik seviyelere çıkabilme potansiyeli olan karakteristik parlaklık eğiliminin üreticiler tarafından fark edilmesi ve çözüme yönelik üretim metodları geliştirmeleri oldukça sevindirici. Mükemmeliyetçi odyofiller artık bu ve buna benzer çözümleri satın alacakları IEM kabloları için üreticilerle görüşebilir ve çözüm üretmek için argümanlarını tartışmaya açabilirler.
5. IEM kablolarında tercih edilen materyalin saflığını belirten bir diğer ibare var mıdır?
Saflık Noni (N) ile 4N% 99.99, 5N% 99.999, 6N% 99.9999 şeklinde belirtilir. Piyasada azda olsa görülebilen 7N ve 8N saflık henüz ispat edilmemiş, çoğunlukla sahte ürünlerdir.
6. Yukarıdaki sıralamanın odağında; IEM kablolarında odyofillerin bir dönem öncelikli tercihi olan ve halen hali hazırda tercih seçeneklerinden biri olan metaldeki oksijeni azaltarak üretim/döküm yöntemi ile elde edilen Oksijensiz (OFC) Bakır, iletkenlik söz konusu olduğunda abartılı olduğu söylenmeli midir?
Öncelikli tercih olması durumu; talep veyahut farklı koşullarda karşılaşılan problemlere yönelik çözüm arayışı, merak, yeniliklere yönelik duyulan heyecan, marka sempatizanlığı, öncü veya üreten kişi/kurumun yönlendirici etkisi, duyum, deneyim veyahut tecrübenin etkisi ile açıklanabilir tarafı olsa da, oksijensiz (OFC) Bakır kablolar halen tercih edilebilir iletkenlikte kablolar olduğu rahatça söylenebilir. Aslında metaldeki oksijenin azaltılması ile iletkenliğin arttığı bilgisi doğru olsa da TPC bakıra oranla ortalama %2 oranda kazanç elde edilir. Metaldeki oksijenin azaltılması şeklindeki üretim metodunun asıl amacı ise iletkenliği artırmak değil bakırdaki oksitlenmenin önüne geçmektir. Evet; odyofiller söz konusu olduğunda tek kristalli OCC bakır kablo ile Oksijensiz (OFC) Bakır kablo arasında ortalama %7-%10’luk bir iletkenlik farkı marjinal bir fark olsa da, şartlara ve korozyona karşı dayanıklı olup sıcaklığı az da olsa tolere edebilmesi, sıcaklığa dayalı direnç artımının önüne geçmesi gibi avantajlarıyla Oksijensiz (OFC) Bakır kablolar halen tercih edilebilir kaliteye sahip bir alternatif olduğu rahatlıkla söylenebilir.

7. IEM kablolarında altının belirtilen listedeki diğer seçenekler arasında kıyasla yüksek dirence sahip olması ile kullanım alanının genişliği arasındaki ters orantı açıklama ihtiyacı hisseder.
Altın, jak ve pin gibi örneklendirilebileceği üzere kullanım alanı genişliği oksidasyon gibi korozyon etkilerinin önüne geçilmesi amacıyla tercih edilmektedir. Altının IEM kablolarında kullanım alanının da benzer şekilde oksitlenmenin dışına çıkılmaması tavsiye edilebilir. İncelemelerde görülebilecek “altın materyalin tona kattığı müthiş güneş ışıltısı” gibi abartılı ifadeler bir kenara, PSA Audio kurucusu Paul Mcgowan “altının doğasında standart malzemeler kullanan temiz bir bağlantıdan daha iyi ses çıkaran hiçbir şey yoktur.” İfadesi ile doğru orantıda, ses kablolarının koruma katmanlarında oksidasyon gibi korozyon etkilerinin azaltılması amaçlı kullanılması en doğru tercih olacaktır. Örnekle; Jaklar, pinler veya fişlerin dışında, saf gümüş bir kablo PTFE(Teflon) kaplandıktan sonra üzerine altın kaplamalı iletkenler sarılması gibi yöntemler korozyona karşı önlem olarak üretim tercihi olabilir. Herhangi bir şart altında altının oksidasyona uğraması halinde bile, altın oksidanının dâhil iletken olması bilinmeye değer bir detaydır ve onları jak ve fişlerin vazgeçilmezi haline getirir. Bu ve benzer çözümler dışında iletken ile temas edecek şekilde kullanılması iletkenlik direnci ve maliyetinin artması dışında pek bir etkisi olmayacaktır. IEM kablolarının altın kaplamalı jaklarla sonlandırılmasının üzerine;
-Greg: Kullanılan temel malzeme pirinç değil de bakır olduğu sürece, altın kaplama bir jak ile gerçekten bir kayıp fark etmedik. Pirinç çok düşük iletkenliğe sahiptir ve bu sebepten bakır tercih edilmelidir.
Jaklardaki ana metalin bakır olması durumunda altın kaplamanın herhangi bir ses kaybına sebep olmadığını duymak güzel. Mükemmeliyetçi odyofiller, jaklarda kullanılan bakırın yine Ohno döküm metoduna sahip olabileceğini de bilmeleri gerekir.

8. IEM kablolarında belirtilen AWG değerinin iletkenliği etkileyen bir diğer direnç faktörü müdür?
IEM kablolarında belirtilen AWG tel kalınlığını belirten değerdir. Üretim maliyeti ve fit göz önünde bulundurulduğunda daha ince telli kablolar daha yüksek ücretler ile son kullanıcıya satıldığı görülebilse de, tel kalınlığı düştükçe direncin artarak iletkenliğin azalması gerçeği bilinmesi gereken detaylardan bir tanesidir. Elbette ki litz yapıdaki tellerde sabit kesit yöntemi ile AWG değeri düşürülebilir ve göz önünde bulundurulmalıdır. Fakat temelde iletkenliği artırmak ve direnci minimuma indirmek için kalın telli IEM kabloları tercih edilmelidir. 1.2m Uzunluktaki 18AWG ses kablosunun iletken direnci ortalama 4 ohm iken, benzer uzunlukta 22AWG ses kablosunun direnci ortalama 8 ohm dur. Teorik olarak AWG değeri düştükçe kablo kalınlığı artar ve direnç azalır. Ayrıca kabloların örgülü olması (genelde öyle) yine iletken direncini düşüren bir diğer etkendir.
9. IEM kablolarında iletken direncini azaltmak için kalın telin tercih edilmesi, tel yüzeylerinin genişlemesine sebep olmasıyla bir diğer direnç faktörü oluşturmaz mı?
IEM kablolarında direnci azaltmak için daha kalın telin tercih edilmesi, yüksek frekanslı sinyallerin iletkenin merkezinden daha çok yüzeyinde hareket etmesi gibi cilt etkisi sorununu ortaya çıkartır. Bu tizler olarak genellenen yüksek frekans aralığı odaklı bir dirence sebep olur. Cilt etkisi ile ortaya çıkan en yüksek direnç değeri gümüş kablolarda görülse de, IEM kablo uzunluk standartları olan 1m ve 1.2m boyutlardaki ses kablolarında sorun teşkil edecek dirençler görülmez. Öyle ki, 20Khz’deki sinyaller birkaç mili ohm direnç ile karşılaşır. Mükemmeliyetçi odyofiller için mevcut şüphe, bakır kabloların gümüş kaplı alaşımlı veyahut litz gibi yalıtım tellerinin kullanıldığı IEM kablolarını tercih etmeleriyle cilt etkisi sorununu telafi edilebilirler. Litz telleri kalın telli kablolarda yüksek frekanslar sinyalleri odaklı var olan/açığa çıkan kablo direncini azaltmasının yanı sıra koruyucu etkiye de sahiptir. Dikkat edilmesi gereken detayı ise, litz telleri iplik gibi olması ve her birinin yalıtılması gerektiğidir. Yalıtılan litz teller ince olduğundan kendi içinde cilt etkisine sebep olmazlar. Yalıtılmamış litz telleri “iç yakınlık etkisi” olarak adlandırılan tek bir tel gibi hareket ederek tel yüzeyinin kendi içinde genişlemesi ve akabinde tekrar cilt sorunu direncinin ortaya çıkmasını olanaklı kılar. Yalıtılmış litz kablolarının kullanılması, elektrik akımının bitişik iletkenler üzerindeki etkisi olan yakınlık etkisinin yanı sıra kapasitans etkisine karşı çözüm olarak kullanılır. Yalıtılmış haldeki her bir litz telinin çapı ne kadar küçük olursa, yumuşaklık ve esneklik o kadar iyi olacak, maliyetini de düşürecektir.
Litz kablolarda çap genişlik etkisi olan mekanik stres faktörü göz önünde bulundurulabilecek bir diğer detaydır. Litz telde çap genişledikçe bakır doldurma faktörünü azaltırken mekanik stresi de azaltır. Telin kullanım alanına göre de tercih/ihtiyaç değişkenlik gösterir. Bu bağlamda Litz yapıdaki IEM kabloları için 0hz-50khz frekans aralığında ideal tel kalınlığı, 0,1mm dir.
10.IEM kablo modellerindeki çekirdek sayıları ne anlama gelir?
Basitçe IEM ses kablosundaki iletken tel sayısıdır. Mükemmeliyetçi odyofiller çekirdek sayısının artmasıyla cilt sorunu etkisinin yüksek frekanslarda görülebilecek iletken direncine sebep olacağı göz önünde bulundurmalı, yukarıdaki başlıklarda belirttiğimiz çözüm yöntemlerine sahip karışımlı IEM kabloları tercih etmelidirler.

11. IEM Kablolarının çeşitli materyal kombinasyonları ile kaplanması önemli midir?
IEM kabloalarının çeşitli materyal kombinasyonları ile kaplanmasının yegâne sebebi istenmeyen gürültünün ses sinyallerine karışmasını engellemektir. İhtiyaca yönelik en iyi kablo türünü belirlerken istenmeyen gürültüyü azaltmak oldukça önemli bir faktör olacaktır. İstenmeyen gürültü tipik olarak ses iletkenine kablonun uzunluğu boyunca radyo frekansı paraziti (RFI) veya elektromanyetik girişim (EMI) yoluyla girer. Parazitlerin sese karışmaması amacıyla kaplamalar iletkenleri korumasının yanı sıra topraklama görevi de görürler. Örgülü korumalar en çok tercih edilen kaplama yöntemi olurken çok kısa olan RFI dalgalarını dâhil engellerler. Sargılı, Folyo, Pvc vb. gibi çeşitliliğe sahip kaplamalar günümüzde sıklıkla tercih edilir. Mükemmeliyetçi odyofiller korumaların pamuk ile desteklenmesi gerektiğini düşünür ve bu tercihin çeşitli dikkat edilmesi gereken etkileri vardır. Pamuk kullanımı IEM kablosu kalınlığını ciddi anlamda artırabileceği bilinmelidir. Bu kalınlığa koruma tabakası sebep olur ve AWG ile karıştırılmamalıdır. Öğrenilmek istenmesi halinde iletken AWG bilgisi ayrıca satıcıdan talep edilmelidir. Gözleme dayalı kalınlık bu noktada yanıltıcı olacaktır.
12. IEM kablolarında dengeli ve dengesiz(balanced-unbalanced) ibareleri ne anlama gelir?
Dengeli kablolar, dengesiz kablolara oranla ortalama 10db kadar daha fazla gürültü engelleyebilen yapıdaki kablolardır. Engellenen gürültü akustik değil elektriksel parazit gürültüsüdür. Doğru şartlar altında çalışan dengeli ve dengesiz IEM kablolarında ses kalitesi farkı yoktur. Daha kısa ve güç kablolarında uzak tutulması gibi doğru şartlarda dengesiz kablolar da kullanılabilse de IEM söz konusu olduğunda dengeli kablonun tercih edilmesi tavsiye edilir. Genelde dengesiz kablo daha düşük maliyet için tercih edilir.
13. IEM kabloları için lehimleme ve sahip olabileceği metodlar önemli midir?
Tinsel bakır gibi çeşitli işlemler görerek lehimleme noktalarından kırılgan karakteristiğe bürünen metallerin yanı sıra, iletkenlik ve korozyon söz konusu olduğunda lehimleme noktaları tahmin edilenden daha fazla önem arz eder.
-Greg: Ses ekipmanlarında teknik olarak düz uçlu havya tercihi ve kullanılan lehimin Cardas gibi gümüş lehim kullanılması iyi sonuç elde edilmesini sağlar.
Cevaptan da görüleceği üzere iletkenlik kaybı yaşamamak için lehimleme de kullanılan metal tercihinde de dikkatli ve seçici olunması gerekir.
Son olarak olarak;
“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözüne atfen, grafenin daha büyük üretilebilme metodlarının geliştirilmesinin yanı sıra üretim standartlarının belirlenmesi, yüksek saflıkta Czochralski tek kristalli bakır kablo seri üretiminin yapılması ve 6N yüksek saflıktaki gümüş iletkenlerle karşılaştırılarak iletkenlik dirençlerinin bilinmesi, bakırdaki iletkenliği artırmak odaklı kristal boşluğu üzerine gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların bakırı daha da saflaştırarak iletkenliğinin artırılması, Noni ile ifade edilen saflık standartlarında, 7N ve 8N saflıkların elde edilebilirliğine yönelik bilimsel gelişmeler, mükemmeliyetçi odyofillerin çözümlere yönelik bir sonraki beklentileri olarak genelleyebiliriz.
Ayrıca meraklarımıza yönelik sorularımızı titizlikle cevaplayan DH Labs Silver Sonic markası temsilcisi Greg Hovsepian’a teşekkür ederiz. Firmanın web sayfasını da paylaşıyorum. DH Labs Silver Sonic https://silversonic.com/
Bahsettiğimiz IEM kablo çeşitliliğinde tüketiciye yönelik örnekler;
Yüksek saflıkta gümüş IEM kablosu örneği: https://l24.im/zk7Po
Yüksek saflıkta gümüş kaplamalı Ohno(OCC) bakır IEM kablosu örneği: https://l24.im/eH8OKh0
Yüksek saflıkta tek kristal Ohno(OCC) bakır IEM kablosu örneği: https://l24.im/K49z
Paladyum alaşımlı IEM kablosu örneği: https://l24.im/sLFj7Q3
Grafen alaşımlı IEM kablosu örneği: https://l24.im/2Ce
LC-OFC bakır IEM kablosu örneği: https://l24.im/A1miad
OFC bakır IEM kablosu örneği: https://l24.im/k4Fsqo
Yüksek saflıkta grafen, paladyum, gümüş, bakır ve altın karışımı IEM kablosu örneği: https://l24.im/CfuHBc
Yüksek saflıkta tinsel bakır IEM kablosu örneği: https://l24.im/HTk
Altın, gümüş, bakır ve paladyum IEM kablosu örneği: https://l24.im/7ul
Yüksek saflıkta gümüş ve bakır karışımı mix IEM kablosu örneği: https://l24.im/naT
18AWG IEM kablosu kalınlığı örneği: https://l24.im/Ip9A4E
_Kaynakça;
- https://www.theabsolutesound.com/articles/a-short-history-of-high-end-cables#:~:text=Audio%20history%20was%20made%20in,the%20high%2Dend%20totem%20pole.
- https://straightwire.com/history.html
- http://pspatialaudio.com/cables.htm
- https://pubs.acs.org/doi/pdf/10.1021/cg1003808
- https://www.fyocc.com/
- https://pubs.acs.org/doi/full/10.1021/acsnano.1c06367
- https://en.wikipedia.org/wiki/Speaker_wire
- https://doublehelixcables.com/faq/
- https://hosatech.com/press-release/do-audio-cables-affect-sound-quality/ https://www.thoughtco.com/table-of-electrical-resistivity-conductivity-608499
- https://positive-feedback.com/Issue20/silversmithpalladium.htm#:~:text=The%20Palladium%20cables%20make%20your,music%20is%20simply%20more%20musical.
- https://positive-feedback.com/reviews/hardware-reviews/mad-scientist-audio-graphene-products/
- https://en.wikipedia.org/wiki/Litz_wire
- https://www.chicagotribune.com/news/ct-xpm-1985-08-23-8502250061-story.html
- https://www.polarisaudio.it/en/guide/audio-cables/the-types-of-conductors-the-6-things-to-know
- https://drop.com/talk/95273/so-everyone-says-silver-offers-a-bright-sound-signature-but-what-does-graphene-do-if-anyone-has-done
- https://www.iconnsystems.com/blog/what-is-braided-wire
- https://www.audiosciencereview.com/forum/index.php?threads/speaker-wire-cca-vs-ofc.8267/
- https://hometheaterhifi.com/editorial/audiovideo-cables-science-and-insanity/
- https://www.swamp.net.au/articles/audio-cable-shielding-explained.html
- https://www.elektrisola.com/en-us/Litz-Wire/Info
- https://dreamvibesmusic.com/pages/cables-101-2-capacitance-the-biggest-tone-changing-factor
- https://www.boxcast.com/blog/balanced-vs.-unbalanced-audio-whats-the-difference#:~:text=Major%20Difference%20Between%20Balanced%20%2B%20Unbalanced%20Audio,-One%20of%20the&text=In%20general%2C%20balanced%20audio%20will,and%20interference%20over%20longer%20distances.
- https://www.soundguys.com/balanced-vs-unbalanced-connections-60085/ _