Son birkaç haftamı balanced amfi devreleri inceleyerek, hakkında kitaplar okuyup anlayanlara danışarak geçirdim.
Balanced bu kadar sık kullanılır hale gelmişken bulgularımı yazmak istedim.
İlk olarak, balanced toprağı yok ederek + ve - arasında bir push pull sistemi oluşturarak topraklamadan veya dışarıdan gelen bozulmanın yok edilmesine yarıyor. Başka hiçbir işlevi bulunmuyor. Bu demek oluyor ki, temiz bir topraklamanız varsa ve devre iyi korunuyorsa balanced hiçbir işe yaramıyor. Pilli ve eski tip trafo içeren amfilerin topraklamaları ve elektriği temizdir. SMPS kullanan, USB’den güç alan ve işlemcili pilli aletlerin (DAP’lar gibi) gücü kirli olabilir. İşlemcili aletler zaten EMI’a da sebep olur.
USB elektriği zaten çöp. Amfiyi USB’ye takmanız mümkün değil ama mesela USB DAC kullanıyorsunuz, ona amfi bağladınız. Geçmiş olsun çünkü artık toprağınız USB topraklamasına bağlı. Bu bir sorun.
Balanced amfiler de kendi içlerinde differential ve bridged şeklinde ikiye ayrılıyorlar.
Differential balanced devrelerin işlevi üstte açıkladığım gibi sadece toprağın ve EMI’ın etkisini temizlemek. Dizaynları masraflı ve yer kaplıyorlar ama THD’ye veya güç tüketimine kötü bir etkileri olmuyor.
İşi basitleştirmek için küçük bir IEM’i sürebilecek güçte bir örnek vereyim. Buna differential complementary feedback quad buffer deniyor.

Ortadaki 6 transistor ve 8 direnç içeren balanced devresini komple ortadan kaldırabilirsiniz ama temiz güç verilmiş bir amfide ses performansında iyi veya kötü hiçbir fark duyamazsınız. Binlerce dolarlık cihazlarda bu devrenin olmasında yarar var çünkü kimseye zararı yok ama fiyat/performans veya taşınabilir cihazlara bunları koyamazlar. Mantıklı olmaz.
Tabii differential balanced’ın 3 OPAMP ile yapılan ortalama karmaşıklıkta bir konfigürasyonu da var ama gerçekte hiç kullanıldığını görmedim. Kullanan üstteki şekilde kullanıyor.
Peki neden balanced taşınabilir ve fiyat/performans cihazlar görüyoruz?
Bunun cevabı bridged amfiler. Differential ile aynı işi yapıyorlar. Teknik olarak balanced kabul ediliyorlar. Tek gereksinimleri bir adet fazladan OPAMP. 4 kata kadar daha fazla güç çıkışı sağladıkları gibi 2 kat daha az voltajla çalışabiliyorlar AMA iki kat daha fazla güç tüketip bozulmayı 4 kata kadar artırıyorlar. Getirisi olduğu kadar götürüsü de çok. Şu an piyasada gördüğünüz neredeyse tüm balanced aletler aslında bridged. Özelliklere bakıyorsunuz. 4 adet OPAMP diyor. Kanal başına 2 OPAMP yani. Bunlar bridged.
Üstteki devreye oranla bridged amfilerin ne kadar az yer kapladığını ve ne kadar kolay dizayn edildiğini size şöyle göstereyim:

Eskiden üreticiler akım yükseltici devreler üstüne uğraşırdı. Bunlar pahalıydı ve yer kaplarlardı. Şimdi iki OPAMP ile işi halledip size “Gücü beğenmiyorsanız balanced kablo alıp takın.” diyebiliyorlar. Bunu yaparken güç üstüne çok masraf etmeleri gerekmeden topraktan gelen dip sesten ve EMI’dan da kurtuluyorlar. Eskiden mühendislik harikaları cihazlar görürdük. Şimdi neye baksam bridged koyup geçmişler. Piyasanın büyük bölümü bu üstteki konfigürasyonu kullanıyor.
İşin özeti şu ki, iyi bir balanced olmayan amfi, ortalama bir balanced/bridged amfiden daha iyidir. Bu yazının tek amacı sizi “balanced her zaman daha iyidir” mantalitesinden çıkarmak. Daha ucuza daha iyi şeyler çıkartılabiliyor, evet ama bu daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Elektriğin temiz olduğunu varsayarsak, aynı parçalar kullanıldıysa balanced olmayan amfi 4 kata kadar daha iyidir ama tekrar belirtiyorum ki temiz güç zor ve pahalıdır.